(6762 S. K. m. 1301) (818 S. K. m. 113)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 4.Hukuk Mahkemesince verilen 13.3.2001 tarih ve 2000/75-2001/225 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın, müvekkilinin kasko sigortasını yaptığı araca %25 kusurlu olarak çarpmak suretiyle hasarlandırdığını, sigortalının zararının ödenerek davalı ile aracın işleteni aleyhine kusura isabet eden tazminat tazminat miktarı için icra takibine girişildiğini, işletenin itiraz etmediği takibe davalı şirketin borcu olmadığından bahisle itiraz ettiğini, işletenin 500.000.000 lira ödemesi üzerine kendisi ile sulh olunduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, zararın tümünün işleten tarafından ödenmiş olması nedeniyle müvekkilinin sorumlu olduğu bir miktar kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, takipte istenen asıl alacağın işleten tarafından ödendiği, davalı şirketin takipten önce temerrüdü de bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketine karşı açılmış itirazın iptali davasıdır. İcra takibi hem işleten hem de onun trafik sigortacısı aleyhine başlatılmış, işleten takibe itiraz etmemiş ve dosyaya 500.000.000 lira ödemiştir. Takipte istenen asıl alacak miktarı 487.807.500 lira, takip tarihine kadar işlemiş faiz ise 455.287.000 lira olarak belirtilmiştir. Davalı sigorta şirketi takibe itiraz ettiğine göre, asıl alacak ile faizi hakkında muarazasını devam ettirdiğinin kabulü gerekmektedir. Bu durumda işletenin ödemesinin salt asıl alacakla ilgili olduğunun kabulü BK.nun 113.maddesine uygun düşmez. O halde, işletenin ödemesi dışında kalan ve takip tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş faiz oranı, takip giderleri açısından davacının talep hakkı olan miktar belirlenip sonucuna göre karar vermek gerekir iken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.6.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy