(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.12.2001 tarih ve 2000/269-2001/221 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı kooperatife olan aidat borçlarını ödemediği gerekçesiyle hakkında ihraç kararı verildiğini, kooperatif eski yönetim kurulu üyesi olan davacının eski yönetici sıfatıyla kooperatiften 955.750.328 TL. alacaklı olup, bu alacağın aidat borcuna mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürerek, 11.06.2000 tarihli ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili kooperatiften bir alacağı olmadığını, ihtarnamelere rağmen borcunu ödemeyen davacı hakkında verilen ihraç karanının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, ispat yükünün davacıdan olduğu, bilirkişi incelemesi için gerekli masrafı yatırması yönünde davacı tarafa birden fazla süre verildiği, son olarak 04.12.2001 günlü oturumda davacı tarafa kesin süre verildiğini, ancak verilen sürede gerekli masrafların yatırılmadığı, davacının iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 11.06.2000 tarihli ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, dosya üzerinden Ankara'da bulunan bilirkişilerden rapor alınması için gerekli giderin kesin sürede yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. HUMK. nun 275 nci maddesinin 2 nci cümlesi gereğince, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenilemez. Davalı kooperatif tarafından davacı hakkında verilen ihraç kararının, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ile kooperatif anasözleşmesine uygun olup olmadığını tespit etmek de, hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümlenmesi gereken konulardandır. Ancak davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife bir borcu olmadığını, ihtarnamelerde yazılı borcun gerçeği yansıtmadığını savunduğuna göre, kooperatif kayıtları üzerinde ve muhasebe işlerinden anlayan bilirkişi marifetiyle inceleme yapılması ve bunun için gerekli giderin yatırılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle mahkemece, dosya üzerinden istinabe yolu ile bilirkişi raporu alınması için gerekli giderlerin yatırılması yönündeki ara kararı ve bu ara kararının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy