(4743 S. K. m. 6)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 6.11.2001 tarih ve 2001/165-1222 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı banka Üsküdar Şubesi'nin vadesiz mevduat hesabından Halk 24 kartı verildiğini ve çalınması üzerine zabıtaya bildirildiğini, vadesiz hesabında (1.351.350) lira olmasına ve bir ödeme yapılmasının mümkün olmamasına rağmen, sistem hatası sonucu sanki hesapta para varmışçasına (207.500.000) lira çekildiğini ileri sürerek, (207.500.000) liranın ödeme yapıldığı tarihten itibaren işleyecek reeskont oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevabında, davacının Halk 24 kartını ve şifresini beraber çaldırmış olmasına rağmen, çalınma olayını bankaya haber vermediğini, bu durumda kusurun kendisinde olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın, davalı banka vekilince temyizi üzerine, karar, Dairemizin 24.6.1999 gün, 1999/3883-5750 sayılı ilamı ile, davacının şifresi ile birlikte kaybettiği kart ile sadece vadesiz hesabında bulunan para üzerinde mi, tasarruf edebileceği, yoksa, kredi de kullanıp, kullanamayacağının belirlenmesinin gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine, mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılama sonucunda, davalı bankanın On-Line sistemindeki arıza sonucunda, davacının mevduat hesabından, kredi hesabına aktarım yapılmasına dair bağlantının kesilmesi ile davalının işlem hatası sonucu, davacının mevduat hesabında para varmışcasına işlem yapılıp, (207.500.000) liranın haksız çekilmesine sebebiyet verildiği, olayda, davacının %25, davalı bankanın %75 kusurunun olduğu, birlikte kusur neticesinde, bankanın sorumsuzluğuna ilişkin sözleşme hükmünün geçerli sayılamayacağı gerekçeleriyle, (155.625.000) liranın 8.1.1998 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 4743 sayılı Yasa'nın 6 ncı maddesinin B/4 bendi gereğince, Halk Bankası yargı harçlarından muaf olduğundan, harç alınmasına mahal olmadığına, 01.07.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy