(6762 S. K. m. 788) (CMR m. 13, 30)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bolu Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.11.2001 tarih ve 1999/383-2001/695 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı K... Nak. A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkil şirkete nakliye rizikolarına karşı sigortalı emtianın davalılarca yapılan taşıma sırasında uğradığı ( 8.539.493.040 ) TL. hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini ve onun haklarına halef olunduğunu ileri sürerek anılan meblağın ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı K... A.Ş. vekili, emtianın hasara uğradığının kanıtlanamadığını, tazminat miktarını kabul etmediklerini, reeskont faizi talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Sabahattin duruşmalara katılmamış, savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davacı şirkete sigortalı emtianın davalıların tam kusurlu hareketiyle kısmen hasarlandığı, toplam zarar miktarı dikkate alındığında talebin kabul edilebilir olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, anılan meblağın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı K... Uluslararası Nakliyat a.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava, uluslararası kara taşımacılığı sırasında nakliye rizikolarına karşı sigortalı emtiada meydana gelen hasar bedelinin tahsili amacıyla, sigortacı tarafından taşıyana karşı açılan, alacağın rücuen tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, TTK.nun 788 ve CMR.nin 13/1 ve 30/1 nci maddeleri uyarınca, malların taşıyıcıya noksansız teslim edildiği, aynı şekilde noksansız ulaştırmayan davalı taşıyıcının hasar bedelinden sorumlu olduğu, sürücü imzasını taşıyan belge ile de sürücü tarafından malların durumunun kontrol edildiği ve alıcının malları hasarlı olarak kabul etmediğinin anlaşıldığı, dolayısıyla davalı taşıyıcıya ayrıca ihbar gerekmediği, doğru olarak tespit edilmiştir. Ancak, taşıma CMR hükümlerine tabi olduğuna göre davalının sorumluluğunun da CMR hükümleri gözetilerek belirlenmesi gereklidir. Mahkemece, tazminat miktarının belirlenmesi amacıyla alınan bilirkişi heyeti raporundaki hesap şekli ve davalının sorumluluğunun bu hesap tarzına göre belirlenmesi doğru değildir. Bu durumda mahkemece, davalının sorumluluğunun CMR hükümleri gözetilerek belirlenmesi gerekirken, hesap şekline göre doğru olmayan saptamalar içeren bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı K... A.Ş. vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy