(6762 S. K. m. 57, 137, 271)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin "Makro Süpercenter" ibaresinin 03.11.1993 tarihinde işletme adı olarak tescil ettirerek devamlı büyüyen mağazalar zinciri haline getirdiğini, bu ibarenin marka olarak tescil başvurusunun kodlanamadığı gerekçesi ile kabul edilmediğini, ancak, anasözleşmesindeki iştigal konusu dışında ( reklam, tanıtım, danışmanlık vb ) bir sınıf için "Makro" sözcüğünün davalı tarafından marka tescili sağlandığını, bunun TTK'nun 137-271. maddelerine aykırı olduğu gibi, bu ibareyi işyerlerinde kullanmasının sırf müvekkilinin tanınmışlığından istifadeye yönelik ve haksız rekabet olduğunu ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin önlenmesine, reklam ve tanıtma vasıtalarının toplatılmasına, ilana elde ettiği menfaatin tazminine, marka tescil belgesinin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aynı konuda derdest dava bulunduğunu, müvekilinin tescilli markasının koruma altında olduğunu, asıl davacı eyleminin haksız rekabet olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere nazaran, Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nin 1998/935-83 sayılı davasında tarafların ve dava konusunun aynı olduğu, davacının "Makro" kelimesini kullanmasının haksız olduğunun tespiti ile unvanından silinmesine ilişkin verilen kararın kesinleştiği, bu durumda ortada kesin hüküm bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi, davacı taraf "Makro Süpercenter" ibarelerinin işletme adı olarak tescilli olduğunu, bu işletme adıyla mağazalar zinciri oluşturulduğunu, hal böyleyken davalının işletme adındaki "Makro" sözcüğünü marka olarak tescil ettirdiğini ileri sürmüş ve markanın terkini ile haksız rekabetin önlenmesini istemiştir.
Her ne kadar mahkemece, aynı yer Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nin 1998/935-83 sayılı davanın da taraflar arasında kesin hüküm bulunduğu gerekçesi ile dava ret edilmiş ise de, anılan dava dosyasının incelenmesinde, tarafların aynı olduğu, bu davanın davalısı Makro Marketçilik A.Ş.nin o davada davacı olduğu ve davadaki isteğin ise, marka ve unvan haklarına tecavüz nedeniyle "Makro" sözcüğünün işletme adından terkini olduğu, ne var ki, Mahkemece davanın kabulüne, davalının unvanındaki "Makro" sözcüğünün terkinine karar verdiği, davalının unvanındaki "Makro" ibaresi bulunmaması nedeniyle kararın infaz dahi edilemediği görülmektedir. Bu durumda eldeki bu davanın halen tescilli işletme adına ve hakkına dayalı marka terkini davası olduğunu, diğer davanın ise, unvan ve marka hakkına dayalı işletme adından terkin davası olmasına, davacı işletme adının halen tescilli olduğunun anlaşılmasına göre, dava konuları ve hukuki dayanakları farklı olduğundan kesin hüküm bulunmadığının kabulü ile, Mahkemece işin esasının incelenmesi ile elde edilecek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy