(556 S. KHK. m. 7)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.11.2001 tarih ve 2000/861 - 2001/819 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A.A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, BALSÜT ünlü davacı şirketin 08.11.1993 tarihinde tescil edilerek on senedir BALSÜT ibaresini unvan ve imal ettiği ürünlerde marka olarak kullandığını, BALSÜT markasının tescili için 01.07.1998 tarihinde yapılan başvurunun davalı tarafından reddedildiğini, müvekkilinin itirazının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından kabul edildiğini, davalı kararının 556 sayılı KHK'nin 7/son maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek, 21.08.2000 tarih ve M- 1002 sayılı kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 556 sayılı KHK'nin 7/1-c ve 7/1-f maddeleri gereğince davacının marka başvurusunun reddedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 556 sayılı nin 7'nci maddesinin 2nci fıkrasında Bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış ise (b), (c), (d) bentlerine göre tescili reddedilemez hükmün yer aldığı, davacının BALSÜT ibaresini 1993 yılından beri faturalarda; 20.03.1995 tarihinden itibaren de kutu, ambalaj ve evrak üzerinde kullandığı, kullanım süresi ve kesintisizlik dikkate alındığında BALSÜT ibareli markanın kullanım yolu ile ayırt edici nitelik kazanmış olduğu, tescili istenen markanın halkı yanıltıcı nitelikte olmaması nedeniyle 556 sayılı KHKnin 7/1-f maddesine göre de tescil talebinin reddedilemeyeceği gerekçesiyle, davalı Enstitünün Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 21.08.2000 tarih ve M-1002 sayılı kararının iptaline karar vermiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 4.960.000. lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına 01.07.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy