(6762 S. K. m. 11, 35)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Devrek Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 20.11.2001 tarih ve 2000/503-2001/460 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.6.2002 günde davalı avukatı İ. Cengiz ile D. Tic. Sicil Memuru C.Yaban gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı ve davacı Ticaret Sicil Memuru C. Yaban dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının Devrek İlçesindeki işyerinin şube niteliğinde olması nedeniyle TTK. nun 35.maddesi uyarınca tescili gerektiğini ileri sürerek, davalı işyerinin şube olarak tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalıya ait ticaret sicil dosyasına, vergi idaresi cevabına ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının Devrek de kurulu işyerinin bağımsız bir ticari işletme olup TTK. nun 35.maddesi uyarınca ticaret siciline kaydı gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, süpermarket mağazalar zinciri sahibi olan davalı şirketin Devrek ilçesinde faaliyet gösteren mağazasının TTK. nun 11 ve izleyen maddelerinde öngörülen tanımlar ve ölçütlere göre şube olarak tescile tabi bir ticari işletme niteliğinde olup olmadığı konusunda hukukçu ve muhasebeci bilirkişilerden oluşturulacak kuruldan görüş alındıktan sonra karar verilmesi gerekirken, davalı işyerinin kendi başına ticari işlem yetkisi, merkezden ayrı yönetimi, mağaza ile ilgili bağımsız tasarruf yetkisi bulunup bulunmadığı gibi şube formasyonu ile ilgili olguları değerlendirmeksizin salt dar anlamda vergi mevzuatı bakımından sınırlı ve yüzeysel değerlendirme içeren 10.10.2001 tarihli muhasebeci bilirkişisince verilen raporla yetinilerek yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 250.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.6.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy