(6762 S. K. m. 52, 56, 57, 58)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.02.2000 tarih ve 1999/791-2000/156 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin VİP sözcüğünü 30 yılı aşkın süredir unvanında kullanan müvekkilinin birçok ticari faaliyetleri ile yurt içinde ve yurt dışında tanındığını ve haklı bir saygınlığa kavuştuğunu, VİP sözcüğünün müvekkili ile özdeşleştiğini, ayrıca müvekkilinin ticari unvanını marka olarak da tescil ettirdiğini, hal böyleyken davalının VİP sözcüğünü haksız ve davacının tanınmışlığından istifadeye yönelik olarak unvanında kullandığını ileri sürerek, haksız rekabetin önlenmesine, VİP sözcüğünün davalı ticaret unvanından silinmesine, reklam vasıtaları ve tabelalarından silinmesine, imhasına, ilana, 1 milyar lira manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, faaliyet alanlarının farklı olduğunu, unvanların farklı olup, müvekkili unvanının marka olarak tescil başvurusuna bir itiraz gelmediğini, VİP markalı bir ürün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere nazaran, davacının VİP sözcüğünü ilk defa 1969 yılında ticaret unvanı olarak kullanıp 1995 yılında da VİP sözcüğünün yer aldığı hizmet markasını tescil ettirdiği, davalının ise, VİMPEKS sözcüğünün yer aldığı unvanını 1995 yılında sicile kaydettirdiği, 1998 yılında da VİPTEKS sözcüğünü marka olarak tescil ettirdiği, VİP ile VİPTEKS sözcükleri fonetik yönden benzer ise de, davalının, sırf davacının şöhretinden istifade için bu sözcüğü seçtiğinin kanıtlanamadığı, bu sözcüğün davacı ile özdeşleşmiş bir sözcük olmadığı, sözcüklerin yazılış yönünden farklı olduğu, hitap ettiği müşterilerin yanılma olasılığının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, marka unvan haklarına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine, VİP sözcüğünün ticaret unvanından terkinine ilişkindir. Getirtilen ticaret sicili kayıtlarına göre, davacı tarafın eski, VİP TURİZM PİRİÇCİOĞLU TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ olan ticaret unvanını VİP TURİZM PİRİÇCİOĞLU TİCARET ANONİM ŞİRKETİ olarak değiştirip 3.10.1983 tarihinde tescil ve 5.10.1983 tarihinde de ilan edildiği ve yine VİP sözcüğünü 5.9.1995 tarihinde marka olarak tescil ettirdiği, buna karşılık davalı tarafın VİPTEKS TEKSTİL VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ şeklindeki unvanını 17.01.1995 tarihinde, VİPTEKS markasını da 10.03.1998 tarihinde tescil ettirdiği anlaşılmaktadır. TTK.nun 52. maddesi gereğince usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı, münhasıran sahibine aittir. Davacı tarafın tescili ise, oldukça önceye dayanmaktadır. Davacı unvanındaki vurgu sözcüğün VİP olduğu hususunda bir tereddüt yoktur. Davalı taraf ise, bu sözcüğü unvanında VİPTEKS olarak kullanmakta olup, davalı unvanındaki vurgu sözcük olan VİP kelimesinin bu şekilde aynen kullanılması orta seviyedeki halkı yanıltacak nitelikte olup, haksız rekabet oluşturacağının kabulü zorunludur. VİP sözcüğünün anlamı veya beynelmilel olması gibi hususlar ancak terkin davasında tartışabilecek hususlardır. O halde mahkemece, bu ilkeler çerçevesinde inceleme ve değerlendirme yapmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy