(818 S. K. m. 1, 18, 19) (4721 S. K. m. 2, 4)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.10.2001 tarih ve 2001/940-2001/1166 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankaya devir edilen Anadolu Bankası ile müvekkili arasında düzenlenen ömür boyu aylık gelir sözleşmesi uyarınca 7 yıl süreyle toplam 12.600-DM para yatırdığını, halen müvekkiline aylık 80.000.000-lira aylık gelir ödendiğini ileri sürerek, aylık ödemelerin 312.000.000-liraya çıkarılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aynı sözleşmeye dayanarak açtığı İstanbul Asliye 7.Ticaret Mahkemesi'nin 1998/2160-1999/712 karar sayılı dosyası ile sözleşmenin uyarlanarak 02.07.1999 tarihinden itibaren ödemenin 80.000.000-liraya çıkarıldığını, bu nedenle yeniden uyarlama davasının açılamayacağını, davacıya ödenen paranın emeklilik aylığı olmadığını, durumun gerektirdiğinde maaşta yükselmeler uygulandığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve Dairemizin emsal nitelikteki kararı uyarınca davacının daha önce açtığı davanın kesinleşmesinden sonra yüksek enflasyonun alınan karardan bu tarihe kadar da davacı istemini haklı hale getirdiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile emeklilik aylık gelirinin dava tarihinden itibaren 312.000.000-lira olarak tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Yukarıda açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, taraflar arasındaki uyuşmazlık özel hukuk alanında düzenlenen Ömür Boyu Gelir Sözleşmesi ile davacıya bağlanan aylık gelirin uyarlanması isteminden kaynaklanmaktadır.
Sözleşme serbestisinin geçerli olduğu hukuk sistemlerinde, sözleşmeye aynen uyulması (Pacta Sund Servanda) ilkesi hakim olup, ancak sözleşmenin düzenlenmesinden sonra ortaya çıkan durum ve koşullardaki olağanüstü değişiklikler nedeniyle tarafların sözleşme ile yükümlendikleri edimler arasındaki dengenin aşırı ölçüde bozulmuş olması gibi genel ve objektif koşulların gerçekleşmiş olması halinde hakimin sözleşmeye müdahalesi ile (Clausula Rebus Sic Stantibus) sözleşmesinin yeni koşullara uydurulması imkanı doğabilecektir.
Dava konusu olayda ise, davacı tarafından taraflar arasındaki anılan sözleşmenin uyarlanması için daha önce dava açıldığı ve ikinci uyarlama davasının açıldığı tarihte o davanın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda önceki davanın kabul ile taraflar arasındaki sözleşmenin bir kısım hükümleri değişmiş olması halinde ancak yeni bir uyarlama davası açabilmesi mümkündür. O halde mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek somut olayda ilk uyarlama davasının kesinleşmesinden sonra yeni uyarlama koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 4743 sayılı Yasa'nın 6 ncı maddesinin B/4 bendi gereğince, Emlak Bankası yargı harçlarından muaf olduğundan, harç alınmasına mahal olmadığına, 29.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy