(6762 S. K. m. 538/son)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.03.2001 tarih ve 2000/644-2001/250 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı Kuten Turhan'ın diğer davalı şirketi kurduklarını, ancak davalı Kuten'in sahte işlem ve imzalar ile şirket sermayesini arttırdığını, şirket müdürlüğüne kendisini atadığını, eşini ortak olarak aldığını, ortaklar kurulu kararlarının oy birliği ile alınmadığını ileri sürerek, şirkete kayyum atanmasını, şirket müdürü değişikliği ve sermaye artırımı kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan işlem ve alınan kararlarda bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının kendisine atfen atılan imzaların sahteliğini ileriye sürdüğü, ancak gerekli imza incelemesi yapılabilmesi için verilen mehil ve uyarıya rağmen davacı asilin duruşmaya gelmediği, bu itibarla iddianın kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz etmiştir.
Dava, Limited Şirket ortağı olan davalı Kuten Turhan'ın usulsüz ve sahtecilik ile elde ettiği bir takım kararların iptaline ilişkin olup, davalının bir kısım imzalarda sahtecilik ettiği gibi, bir kısım ortaklara ait hiç imza olmadığı, bu surette gerekli nisabın dahi olmadığı ileri sürülmüştür. Her ne kadar, mahkemece, gerekli imza incelemesi yapılabilmesi için verilen süreye rağmen davacı asilin hazır edilmediği, böylece iddianın kanıtlanamadığı gerekçesi ile dava ret edilmiş ise de, davacı tarafa 12.12.2000 tarihli celsede verilen ilk mehilin kesin mehil olduğu ikaz ve ihtaratı yapılmadan, müteakip celse, ara kararı yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın reddi doğru olmadığı gibi, alınan kararlarda bazı ortakların hiç imzasının olmadığı ve böylece toplantı ve karar nisaplarının bulunmadığı yönündeki iddialar yönünden de, hiçbir araştırma ve irdeleme yapılmaması da isabetsiz olmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy