(818 S. K. m. 101, 310, 311)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Üsküdar Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.03.2002 tarih ve 2000/275-2002/227 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 18.11.1996 tarihli sözleşme ile sahibi bulunduğu ticari araç plakasının yarım hissesini davalıya kiraya verdiğini, sözleşme uyarınca, vadenin sonunda ise davalı tarafından yarım ticari taksi plakasının aynen teslimi veya bedelinin ödenmesi karalaştırıldığı halde, davalının bu yükümlülüğü yerine getirmediğini ileri sürerek, vade sonundan fiili teslim tarihine kadar işleyecek kira bedellerinin ek sözleşme uyarınca 5.000.000.000-lira tazminatın davalıdan tahsilini, yarım ticari taksi plakasının aynen teslimini, bu mümkün olmazsa teslim günündeki piyasa değerinin davalıdan tahsilini, alacağa vade sonu olan 15.05.1997 tarihinden itibaren reeskont faizi yürütülmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacıya borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara dayanılarak, taraflar arasında gerçekte bir ödünç sözleşmesinin bulunduğu ve değer kaybının önlenmesi bakımından ticari taksi plakası değerine bağlandığı, 23.11.1997 tarihinde borcun tasfiyesi için anlaşama imzalandığı, davalının 1/2 ticari taksi plakasının sürüm değeri olan 7.500.000.000-lira borçlandığı ve temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının 19.10.2001 tarihli ihtarnamenin konusu olan villayı fiilen müşteriye vermeyip 25.000.000-lira ödenmesini koşula bağladığına ve 01.01.2000 tarihi itibariyle 3095 sayılı yasa'da yapılan değişiklik sonucu yasal faiziyle reeskont faizi arasında farklılık kalmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, ticari ödünç sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. Dava dilekçesi ile vade sonundan itibaren fiili teslim tarihine kadar işleyecek kira bedelinin tahsili de talep edildiğine göre, mahkemece bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi ve gerekçe gösterilmemesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Taraflar arasındaki 18.11.1996 tarihli sözleşme ile 15.05.1997 tarihinde, bir ticari taksi plakası alış bedelinin davacıya ödeneceği kararlaştırıldığına göre, sözleşme belirli bir vadeye bağlanmış bulunmaktadır.
Bu durumda borçlu, BK.nun 101 maddesi uyarınca ihtara gerek kalmaksızın, bu günün dolmasıyla temerrüde düşer. Dava dilekçesi ile bu tarihten itibaren temerrüt faizi yürütülmesi talep edildiğine göre, mahkemece bu yöne ilişkin talebin kabulü gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy