(6762 S. K. m. 1299) (818 S. K. m. 73, 91, 101)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02.11.2001 tarih ve 2001/546-2001/617 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı şirkete sigortalı olduğunu, fabrikada çıkan yangın sonucu oluşan hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 11.860.527.763 TL'nin olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, mahkeme aracılığıyla tespit edilen 7.564.527.763 TL'nin ödeneceğinin davacıya bildirildiğini, uzun süre sessiz kalan davacının 30.05.2000 tarihinde ihtarname keşide ettiğini, müvekkilince kabul edilen kısım için dava açılamayacağını belirterek aşan talebin reddini istemiştir.
Mahkemece dosya kapsamına göre, hasarın 11.860.527.763 TL olduğunun davacı tarafından kanıtlanamadığı, davacının ihtarnamesine karşılık davalının keşide ettiği cevabi ihtarnamede hasar bedeli olarak mutabakata varılması halinde 7.565.000.000 TL'nı ödemeyi kabul ettiği halde davacı şirketin ihtarnamede belirtilen eksik hususları gidermeyerek iş bu davayı açtığı, davalı şirketin temerrüdünün gerçekleşmediği gerekçesiyle, 7.565.000.000-liranın davalıdan tahsiline, davacının faiz ve fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava sigorta tazminatı istemiyle açılmış olup;
Temyize konu uyuşmazlık, sigortalı işyerinde meydana gelen hasar bedelinden dolayı davalı sigortacının temerrüt tarihinin tespitine ilişkindir.
Poliçe genel şartlarının "Tazminatın Ödenmesi" başlığını taşıyan B.8.1 maddesinde aynen, "Sigortacı kesinleşmiş olan tazminat miktarını en geç bir ay içerisinde sigortalıya ödemek zorundadır." denmektedir. Bu itibarla, sigortacının temerrüdü hakkında özel düzenlemeye ilişkin bu hükmün, TTK.nun 1299/1 ve BK.nun 101.maddelerindeki genel hükümlerden önce uygulanması gerekir. Borçlu ( davalı ) sigorta şirketinin talebi ile yapılan tespit sonrasında düzenlenen tespit raporuna davalı itiraz etmemiştir. Davalı borçlu, tespit raporu ile belirlenen borcu davacıya ödemediği gibi, BK.nun 91. maddesi uyarınca mahkemece tayin edilecek tevdi mahalline de yatırmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. BK.nun 73. maddesi uyarınca para borcu, götürülecek borçlardandır. Mahkemece, davalı borçlunun anılan yasa hükümlerine uygun davranmadığının kabulü ile, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin tespiti ile, bu tarihten itibaren temerrüt faizinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı gerekçeyle davacının faiz talebinin reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy