(6762 S. K. m. 58) (556 S. KHK m. 9)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 7.3.2002 tarih ve 2001/836-2002/93 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin marketler zinciri olarak faaliyet gösterip, 16 adet marketi bulunduğu ve bu suretle tüketiciler tarafından tanınıp, tercih edilen bir marka haline geldiğini, "Kiler" hizmet markasının franchising sözleşmesi ile kullanım hakkının verildiğini, "Kiler" esas unsurlu markanın TPE nezdinde ticaret ve hizmet markaları olarak da tescilli bulunduğunu, davalı şirketin ise müvekkili şirketle aynı iş kolundaki faaliyetini Trabzon ve Of'da iki ayrı markette "Kiler" markası ile sürdürdüğünü, davalının müvekkilinin tescilli markasını kullanmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, müvekkili şirketin maliki olduğu "Kiler" markasına vaki tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, şimdilik ( 1.000.000.000 ) TL. maddi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin kuruluşunun davacı şirketin daha önce olduğunu, "Kiler" markasının müvekkili adına tescilli bulunduğunu, her iki tescilli markanın "Kiler" ismini taşıması dışında yazı karakterleri ile kullanılan logolarda hiçbir benzerlik olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara nazaran, davacının tescilli markaları olduğu gibi, davalı yanında tescilli "Kiler" markasının bulunduğu, davalı tescilli markasının iptali sağlanmadan, davalı markasının davacının markasına tecavüz ve ticari faaliyetinin haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, dava haksız rekabetin tespit ve men'i ile neticelerine ilişkin olup mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere her ne kadar tescil devam ettiği müddetçe tescilli bir ticari markanın kullanımının haksız rekabet yoluyla önlenmesi mümkün değil ise de, bu kural tescilli markanın tescile konu mallar için ve tescil ettirilmiş şekliyle kullanılması haline münhasır olup, tescilli bir ticari markanın tescil ettirilen mallar dışında tescile aykırı olarak kullanılması durumunda bu hususun haksız rekabet teşkil edeceği tabiidir. Anılan ibarenin davalının ticaret unvanında yer alması ve sadece 28. sınıf mallar için ticari marka olarak davalı adına tescilli bulunması da bu bakımdan sonuca etkili değildir. Dava konusu olayda, davacı taraf kendi adına hizmet markası olarak tescilli bulunan ( Kiler ) ibaresini davalının hizmet markası gibi kullandığını ileri sürerek iş bu davayı açtığına göre, mahkemece davacının bu iddiasının yerinde bulunup, bulunmadığı incelenmek, şayet böyle bir kullanım varsa yukarıda açıklandığı üzere bu eylemin haksız rekabet teşkil edeceği nazara alınarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, anılan hususular gözden kaçırılarak, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda ( 1 )nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 )numaralı bentte yazılı nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy