(4721 S. K. m. 982, 983)
Dava: Davacı vekili, Kemalpaşa-Sütçüler Köyü 44 parselde bulunan Shell Akaryakıt istasyonu müvekkilince 20 yıllığına kiralanarak tapuya şerh edildiğini, 01.11.1987 tarihli sözleşme ile de işletme hakkının davalı şirkete verilip, istasyondaki teçhizat ve malzemelerin de davalıya teslim edildiğini, ancak, davalının sözleşmeye aykırı olarak haricen temin ettiği akaryakıt ürünlerini pazarladığı gibi, daha vahimi, Toluen vb. karışımlı standart dışı ürün sattığının belirlenmesi üzerine işletme sözleşmesinin feshedildiğini, buna rağmen davalının istasyonu, demirbaşları teslim etmediği gibi, müvekkiline ait amblem ve logoları haksız olarak kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek, davalının elatmasının önlenmesine, amblem ve markaya tecavüzünün önlenmesine, malzemelerin aynen veya bedelinin tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşınmazın hiçbir zaman davacıya teslim edilmediğini, cüzi bedel ile yapılan kira sözleşmesinin muvazaalı ve geçersiz olduğunu, demirbaş ve malzemelerin teslim alınabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere nazaran, davalının sözleşmeye aykırı davrandığının sabit olup, davacının sözleşmeyi fesih hakkının doğduğu, ancak, işletme sözleşmesi ile davalıya teslim edilen yer ile ilgili sözleşmenin feshi ile başkaları ile sözleşme yapmanın mümkün olmadığı, davalının bir müdahalesinin de bulunmadığı gerekçesi ile, taraflar arasındaki 01.11.1987 tarihli sözleşmenin feshine, men-i müdahale ile ilgili talep ve davanın reddine, davacıya ait malzemelerin aynen, olmaz ise, ( 2.992.938.000.- ) TL değerinin tahsiline, davacıya ait amblem ve logoların kullanılmasının önlenmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Yukarıda da özetlendiği gibi, davacı, davalının ayıplı ve standart dışı akaryakıt satmak suretiyle taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürerek, işletme sözleşmesinin feshini, elatmanın ve haksız rekabetin önlenmesini, davalıya teslim edilen malzemelerin veya bedelinin tahsilini talep ve dava etmiş olup, davalının sözleşmeye aykırı olarak haricen temin ettiği, üstelik standart dışı akaryakıt pazarladığı dosya kapsamından anlaşıldığı gibi, esasen, mahkemece dahi bu husus kabul edilmiş ve işletme sözleşmesinin feshine karar verilmiş, bu şekilde verilen gerekçe ve karar davalı tarafça temyiz edilmemiştir. Taraflar arasında düzenlenen ve tapuya şerhedilen 01.11.1987 tarihli kira sözleşmesi uyarınca, davacının dava konusu taşınmazı 20 yıl süreli kullanmak hakkı mevcuttur. Davacı 20 yıl süreli kiraladığı bu taşınmazı yine aynı tarihli işletme sözleşmesi ile davalıya teslim etmiştir. Davalı işletme sözleşmesine aykırı davranmak suretiyle davacının haklı olarak sözleşmeyi feshetmesine sebebiyet verdiğine ve mahkemece de bu şekilde kabul edildiğine göre, artık, davalının kira sözleşmesi süresince taşınmazı davacının rızası hilafına kullanması, işletmesi mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece, taşınmazı kullanma ve işletilmesinde hukuki dayanağı kalmayan, buna rağmen taşınmazı fiilen davacıya teslim etmekten kaçındığı anlaşılan davalı yönünden, davacının el atmanın önlenmesi ile ilgili talep ve davasının da kabulü gerekirken, kısmen kendi içinde çelişir şekilde yazılı olduğu gibi karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy