(818 S. K. m.61)
Dava: Taraflar arasındaki görülen davada Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.9.2001 tarih ve 1997/799 - 2001/823 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkili Ontur Limited Şirketi'nin hamili olduğu yabancı banka çeklerinin tahsil için davalı banka şubesine ibra edildiğini, bedellerinin ödendiğini, daha sonra ise karşılıksız olduğu iddiasıyla müvekkilinden 509.082.39.- DM.'ı geri aldığını, çekleri de iade etmediğini, diğer müvekkili Mustafa'nın çekte imzası bulunduğu ve sorumluluğunun doğduğu gerekçesiyle baskı altına alınarak, hataya düşürülmesinin ardından şahsı ve davacı Dolunay Ltd. Şirketini temsilen taahhütname imzalatıldığını, ondan para tahsil edildiğini ve taahhüt gereği evine ipotek konulduğunu ileri sürerek, ipoteğin ve taahhütnamenin hükümsüzlüğünün tespitini, davacı Mustafa'dan tahsil edilen 250.452.- DM.'ın ve davacı Ontur Şirketinden tahsil edilen 509.082.39.- DM.'ın faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaların doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucuna göre, taahhütname ve ipoteğin hataya dayalı düzenlendiğinin ispat edilemediği; ancak davalı bankanın karşılıksız çıktığını belirttiği çekleri iade etmeyerek zarara yol açtığı gerekçesiyle taahhütname ve ipoteğin hükümsüzlüğü istemlerinin reddine, alacak isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taahhütnamenin hükümsüzlüğünün tespiti ve taahhütname uyarınca tahsil edilenlerin istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkemece 2.11.1993 tarihli taahhütnamenin ve bu taahhütname uyarınca ipoteğin hükümsüzlüğünün tespiti istemlerinin reddine; ancak alacağın tahsiline karar verilmiş olup, davacı tarafın bu hükme yönelik bir temyiz itirazı bulunmamaktadır. Dava konusu alacak isteminin, bütünüyle 2.11.1993 tarihli taahhütname ve bu taahhütnameye bağlı olarak sonradan düzenlenen taahhütnamelere dayalı olarak ödenen miktarlarla ilgili olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf anılan taahhütnameler uyarınca bir miktar parayı davalı tarafa borçlandığına ve taahhütnamelerin geçersizliği istemi reddedildiğine göre, bu taahhütnameler uyarınca ödenen paraların iadesi isteminin kabulü de mümkün değildir. Mahkemece açıklanan hususlar gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy