(6762 S. K. m. 1283)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.10.2001 tarih ve 2001/71-625 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın çalınmasına rağmen davalının sigorta tazminatını ödemediğini ileri sürerek, (6.250.000.000) lira araç bedeli ve günlük 10.000.000 lira kullanım gelirinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, araç ruhsatında "teşviklidir satılamaz" kaydının bulunduğunu, bu kaydın kaldırılması halinde tazminatın ödenebileceğini, aksi halde davacının sebepsiz zenginleşeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran, araç ruhsatındaki "teşviklidir satılamaz" kaydının sigorta tazminatının ödenmesine engel teşkil etmeyeceği, tespit edilen sigorta tazminatından davalının sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, (6.250.000.000) liranın % 70 faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı tazminat isteminden kaynaklanmakta olup, sigortalı aracın çalınmak suretiyle riskin gerçekleştiği hususunda bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, sigortalı araç ruhsatındaki "teşviklidir satılamaz" kaydı karşısında, bu kaydın sigorta tazminatı yönünden etkisi olup olmayacağı hususunda toplamaktadır. TTK.nun 1283 ncü maddesi hükmü gereğince, sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin ancak, hakikaten uğrayacağı zararı tazmine mecburdur. Sigortalı araç ruhsatındaki böyle bir kaydın davalıyı sigorta tazminatını ödeme sorumluluğundan tamamen kurtarmayacağı muhakkaktır. Zaten davalı da böyle bir savunmada bulunmamış, ancak, öncelikle ruhsattaki bu kaydın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir. Mahkemece, sigortalı araç ruhsatındaki bu kaydın konulma nedeninin ilgili yerlerden araştırılarak açıklığa kavuşturulması ve bu kaydın, sigorta bedelinin sigorta ettirene ödemede bir engel teşkil edip, etmeyeceği açıklığa kavuşturularak elde edilecek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 9.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(6762 S.K. m.1283)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.10.2001 tarih ve 2001/71-625 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın çalınmasına rağmen davalının sigorta tazminatını ödemediğini ileri sürerek, (6.250.000.000) lira araç bedeli ve günlük 10.000.000 lira kullanım gelirinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, araç ruhsatında "teşviklidir satılamaz" kaydının bulunduğunu, bu kaydın kaldırılması halinde tazminatın ödenebileceğini, aksi halde davacının sebepsiz zenginleşeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran, araç ruhsatındaki "teşviklidir satılamaz" kaydının sigorta tazminatının ödenmesine engel teşkil etmeyeceği, tespit edilen sigorta tazminatından davalının sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, (6.250.000.000) liranın % 70 faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı tazminat isteminden kaynaklanmakta olup, sigortalı aracın çalınmak suretiyle riskin gerçekleştiği hususunda bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, sigortalı araç ruhsatındaki "teşviklidir satılamaz" kaydı karşısında, bu kaydın sigorta tazminatı yönünden etkisi olup olmayacağı hususunda toplamaktadır. TTK.nun 1283 ncü maddesi hükmü gereğince, sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin ancak, hakikaten uğrayacağı zararı tazmine mecburdur. Sigortalı araç ruhsatındaki böyle bir kaydın davalıyı sigorta tazminatını ödeme sorumluluğundan tamamen kurtarmayacağı muhakkaktır. Zaten davalı da böyle bir savunmada bulunmamış, ancak, öncelikle ruhsattaki bu kaydın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir. Mahkemece, sigortalı araç ruhsatındaki bu kaydın konulma nedeninin ilgili yerlerden araştırılarak açıklığa kavuşturulması ve bu kaydın, sigorta bedelinin sigorta ettirene ödemede bir engel teşkil edip, etmeyeceği açıklığa kavuşturularak elde edilecek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 9.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy