(1163 S. K. m. 16, 27)
Taraflar arasında görülen davada Bozyazı Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.05.2002 tarih ve 2001/67-67 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunu, ödemeler konusunda davalı ile aralarında dava ve takiplerin bulunduğunu, buna rağmen davalının ihtarname göndererek müvekkili hakkında ihraç kararı verdiğini, ihracın usulüne uygun olmadığını, istenen miktarın kaynağının belirtilmediğini ileri sürerek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının başından beri edimlerini zamanında yerine getirmediğini, açılan daha önceki davanın usul nedeniyle reddedilmiş olduğunu, ihtarların usulüne uygun olduğunu, davacının ödeme yapmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıya gönderilen ihtarnamelerin usulüne uygun olduğu, ortaklıktan çıkarma kararının kooperatif üyeliğinin gerektirdiği yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle alınmış olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif ortağı olan davacının parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle, davalı kooperatif yönetim kurulunca alınmış ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 27.maddesine göre, parasal yükümlülüğünü yerine getirmeyen ortağa birinci ihtar ile yükümlülüğünü anasözleşmede belirtilen makul süre içerisinde ödemesinin istenmesi, verilen sürede ödenmemesi durumunda ikinci ihtar ile yine aynı miktar için bir ay ödeme süresi verilmesi gerekmektedir. İhtarların haklı olabilmesi için istenen borç miktarı kadar ortağın borcunun bulunması gerekmektedir. Yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde ortağın borçlu olduğu saptandığı taktirde, ihtarnamelerde istenilen miktar ile ortağın belirlenen borcu arasında ortak lehine bir fark ortaya çıkarsa artık gönderilen ihtarnamelerin anasözleşme ve Kooperatifler Kanununun 16 ve 27.maddelerine uygun olduğunu söylemek mümkün değildir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde, davacı ortağa gönderilen ihtarnameler ile toplam 13.379.500.000.TL. istenmiş iken yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile aynı dönem için borç miktarı toplam 9.962.000.000.TL. olarak tespit edilmiştir. Bu durumda istenen miktar ile belirlenen miktar arasında davacı aleyhine %34 gibi yüksek bir fark bulunmakla artık ihtarların usulüne uygun olduğunu kabul etmek mümkün değildir. O halde mahkemece ihraç kararının iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy