(2004 S. K. m. 67, 68)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.12.2001 tarih ve 2000/164-2001/738 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşmelerle davalı şirkete Türk Standartlarına uygunluk belgeleri verildiğini ve bu belgelerde ticaret markası, cinsi, sınıfı, tipi, türü belirtilen ve ilgili Türk Standardına uygun olarak davacıya, üreteceği mallar ve ambalajları üzerinde TSE markasını kullanma hakkı tanındığını, davalının kendisine fatura edilen 1998 yılı TSE markasını kullanma ücretine ilişkin fatura bedelini ödemediğini, bunun üzerine girişilen icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirketlerince yapılan ithalatlarda davaya konu TS 11187 ve TS 11118 nolu marka kullanma yurt dışı belgeleri kullanmayıp, onun yerine TS EN ISI 9000 belgesi kullanıldığını, ithal edilen mamulün üretim mamulünün girdisi olarak kullanılması nedeniyle TSE markası kullanma ücretinin tahakkuk etmemesi gerektiğini belirterek, davanın reddi ile birlikte, davacının %40 tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, taraflar arasındaki sözleşmeler uyarınca davalının TSE Belgelendirme Talimatı'nın bütün hükümlerine uymayı kabul ve taahhüt ettiği, TSE Belgelendirme Talimatı'nın 23.1. maddesine göre, marka kullanma bedelini ödemek zorunda olduğu, sözleşme uyarınca davalının ödemek zorunda olduğu marka kullanma bedelinin ( 2.335.067.384 ) TL. ve takip tarihine kadar birikmiş faizinin ( 286.045.708 ) TL. bulunduğu gerekçeleriyle, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin ( 2.621.113.092 ) TL. üzerinden devamına, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince, davaya konu alacak, davacıya ait bir takım markaların davalı tarafından kullanılması nedeniyle oluşan marka kullanma bedeline ilişkin olup, alacak bu niteliği itibarıyla, taraflar arasındaki sözleşmelere ve bu sözleşmenin ayrılmaz parçasını teşkil eden TSE Belgelendirme Talimatına göre belirlenebilir nitelik taşıyıp, likit olduğundan, istem gibi davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve yanlış gerekçe ile bu istemin reddine karar verilmesi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 106.130.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy