(6762 S. K. m. 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesince verilen 24.04.2002 tarih ve 2000/302-2002/161 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ile davalı sigorta şirketi vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.01.2003 günde davacı avukatı Kamil Özbasan gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl ve birleştirilen ek davalarda, davalı şirketçe yangın poliçesi ile deprem klozuna bağlı olarak sigorta güvencesine alınana müvekkiline ait taşınmazın 12.11.1999 depreminde hasarlandığını ileri sürerek, 78.326.352.000.- TL. nın reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, sigortalı taşınmazın değeri 73.310.000.000.- TL. iken sigorta bedelinin 124.800.000.000.- TL. olmasından dolayı aşkın sigorta hükümlerince aşan kısmın batıl olduğunu, ekspertizce saptanan 54.350.000.000.- TL. hasar bedelinin davacının rehin alacaklısı banka hesabına havale edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Akbank T.A.Ş. vekili, davacıya kullandırılan teminat mektubu kredisinden dolayı davacının sigortalı taşınmazı üzerinde müvekkili lehine 100.000.000.000.- TL. bedelli ipotek tesis edildiğini, davalı sigortanın ödediği hasar bedelinden sonra 45.650.000.000.- TL. nın teminatsız kaldığını ileri sürerek, müvekkilinin davacı yanında asli müdahil olarak davaya kabulünü talep etmiştir.
Mahkemece, hasar dosyasındaki belgelere, tapu kayıtlarına, banka kayıtlarına ve iki ayrı bilirkişiler kurulu raporuna dayanılarak, davacıya ait sigortalı taşınmazın yeniden yapılmasına izin verilmediğinden, genel şartların B.5.1.5 inci maddesi uyarınca binanın riziko tarihinden bir gün önceki alım-satım değerinden arsa değeri düşüldükten sonra kalan değerin tazminata esas olduğu, 100.000.000.000.- TL. olan bu değerden %5 eskime payı ve %20 muafiyet oranı ile önceden ödenen miktarın indirilmesinden sonra istenebilecek tazminatın 18.850.000.000.- TL. olduğu gerekçesiyle asıl davada 5.000.000.000.- TL. nın 12.12.1999 tarihinden, birleştirilen davada ise 13.850.000.000.- TL. nın 30.12.1999 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı sigorta şirketi vekili temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve sigortalı taşınmazla ilgili düzenlenen ipotek senetlerinde ve bu ipotekle temin edilen kredi sözleşmelerinde ipotekli taşınmazla ilgili gerçekleşecek her tür riziko hallerinde sigorta tazminatının müdahil bankaya ödeneceğinin kararlaştırılmış bulunmasına göre, davadan önce ödenen 54.350.000.000.- TL. sigorta tazminatı davacı sigorta ettirenin ibraname imzalamaması nedeniyle halen bankada blokeli olmasından dolayı geçerli bir kısmi ödemenin yapıldığının kabulü zorunlu olduğundan taraflar vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, 12.11.1999 depreminde tamamen hasarlanan sigortalı taşınmazın yeniden inşa edilmesine idari engel bulunmakla sigorta teminatı olarak Poliçe Genel Şartları'nın B.5.1.4 üncü bendinin ikinci paragrafında öngörüldüğü biçimde binanın rizikonun gerçekleşmesinden bir gün önceki alım-satım değerinden arsa değeri düşüldükten sonra bulunacak miktara hükmedilmek gerekmesine göre, uzman bilirkişilerce rizikodan bir gün önceki rayiç değerin ne olabileceği irdelenmeksizin rizikodan 13 ay önce banka ve sigorta ekspertizince belirlenen değerin makul olduğu yolunda bildirilen ve değinilen genel şartlar hükmünde belirtilen ölçüte uygun düşmeyen görüşle yetinilerek tazminatın hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraflar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın taraflar yararına BOZULMASINA, 275.000.000.-TL. duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 inci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy