(818 S. K. m. 167) (4743 S. K. m. 6)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 11.10.2001 tarih ve 2001/296-1235 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının borçlusu, dava dışı Mab Proje Mühendislik A.Ş.nin lehtarı bulunduğu dava konusu senetlerin davalı tarafından vadesi geldiği halde ödenmediğini, bu senetlerin Mab Proje Mühendislik A.Ş.nin müvekkil bankadan kullandığı kredileri ödememesi ve temlikname ile müvekkil bankaya devredilmesi nedeniyle bu davanın açıldığını ileri sürerek, toplam (1.132.000.000) liranın, senet bedeline dava tarihinden itibaren uygulanacak reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı Mab A.Ş. ile müvekkil arasında imzalanan sözleşmenin, süresi içinde feshedildiğini ve sözleşme ile birlikte verilen senetlerin hükümsüz kaldığını, bedelsizlik iddiasının, temellük edene karşı da ileri sürülebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu senetlerin dayanağı olan ve davalı ile dava dışı Mab Proje Mühendislik A.Ş. arasında imzalanan devremülk satış sözleşmesinin, süresinde cayma hakkını kullanan davalı tarafından feshedildiğinden, bu sözleşmeye dayanarak verilen senetlerin de bedelsiz kaldığı, Borçlar Kanununun 167.maddesi uyarınca temlik edene karşı ileri sürülebilen defilerin davacıya karşı da ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 4743 sayılı Yasanın 6 ncı maddesinin B/4 bendi gereğince, Emlak Bankası yargı harçlarından muaf olduğundan, harç alınmasına mahal olmadığına, 16.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy