(818 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kütahya Asliye 1. Hukuk Mahkemesince verilen 26.10.2001 tarih ve 20011/459-676 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka ile dava dışı Ali Çakır arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesine 1996 yılında kefil olduğunu, bankanın bu tarihten sonra kredi limiti müşterisinin gelir durumunu dikkate almadan sürekli artırdığını, müvekkilinin icra tehdidi altında 1.835.922.350 lirayı bankaya ödediğini, kefalet senedinde limitin belli olmadığını, geçersiz akte dayalı olarak bankaya ödenen meblağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kredi kartı üyelik sözleşmesini kefil olarak değil garanti eden sıfatı ile imzaladığını, borcun tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, garanti akdi ile ilgili hükümlerin uygulanması gerektiğini, davacının bir limit dahilinde sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, 1996 yılında kredi kartı sözleşmesine kefil olan davacının onayı alınmadan ve kendisi haberdar edilmeden limitin sürekli olarak artırıldığı, sözleşmeye kefil kelimesi yerine garanti eden yazılarak kelimenin anlamını bilecek durumda olmayan davacıya imzalatıldığı, dava dışı Ali Çakır tarafından ödemelerin 23.3.2001 tarihinden sonra aksatılmaya başlandığı, sorumluluğu bitmiş olan davacıdan 1.600.000.000 lira tahsil edildiği, sözleşmede limit belirtilmediğinden sözleşmenin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 65.800.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy