(1086 S. K. m. 193)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar ve Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.05.2002 gün ve 2001/5872 s. kararın Yargıtayca tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, söz ve müziği müvekkiline ilişkin olan eserlerin, davalılara izinsiz olarak CD'lerle yayınlandığını ileri sürerek, asıl davada 1.000.000.000 TL. maddi, 2.000.000.000 TL. manevi tazminatın; birleşen davada ise, davacı Emre Plak Ltd. Şti. vekili davalının, eserlerin yayınlanmasını engellediğini ileri sürerek, toplam 12.000.000.000 TL. maddi ve manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, asıl davanın; davalı vekili, birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalılar-birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Birleşen dava ile asıl davanın birleştirilmesinden sonra devam eden yargılama sırasında, İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nin 19.4.2001 günlü nihai kararı ile dava dosyasının (kararı temyiz edilen) İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Ne var ki, bu karar tebliğe çıkarılmamış, dolayısıyla kesinleştirilmemiş, taraflardan birinin başvurusu beklenilmemiş, dosya bir müzekkere ile kararı müteakip mahkemece kendiliğinden gönderilmiş, bir başka anlatımla dosya, HUMK. nun 193. maddesine uygun biçimde (kararı temyiz edilen) mahkemeye gelmemiştir.
Oysa, dosyayı gönderen Ticaret Mahkemesi ile dosyanın gönderildiği Fikri ve Sınai Haklar Hukuk mahkemesi arasındaki ilişki, görev ilişkisi olup, belirtilen kanun maddesi hükmündeki usulün uygulanması gerekmektedir.
Bu durumda, dava dosyası usulüne uygun surette kendisine intikal ettirilmeyen mahkemece, esas kaydına bu yönde meşruhat verilip kapatılarak, dosyanın görevsizlik kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmek gerekirken, taraflardan birinin usulüne uygun bir başvurusu olmadan, davaya bakılarak, yazılı biçimde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Yukarda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 no.lu bentte açıklanan nedenle, hükmün BOZULMASINA, 2 no.lu bentte açıklanan nedenle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy