(1086 S. K. m. 193)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.06.2001 gün ve 2001/585-73 s. kararın Yargıtayca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 20 yıldır tıbbi yayıncılık alanında çalıştığını, müvekkilinin yayınladığı kitaplar arasında 1999 yılında yayınladığı Açıklamalı TUS Soruları 1 ve 2. ciltleri de bulunduğunu, davalı şirket vekillerinin İstanbul ve Ankara Cumhuriyet Savcılıklarına verdiği dilekçelerde, müvekkili tarafından yayınlanan 1 ve 2. cilt TUS soruları kitaplarındaki bazı soruların, telif hakkı kendilerine ilişkin olan bazı kitaplardan izinsiz olarak kopyalandığını iddia ederek, müvekkilince basılan kitapların toplatıldığını, davalının (müştekinin) telif hakkı kendisine ilişkin olduğunu iddia ettiği kitabın ve TUS sorularının eser sahibi olmadığını, müvekkilinin maddi ve manevi zarar gördüğünü ileri sürerek, toplam 46.095 USD maddi tazminatın ve 25.000.000.000 TL. manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın FSEK.den doğan bir dava olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, mahkemenin 551, 554, 555 ve 556 s. Yasa Hükmünde kararnameler ile 5846 s. FSEK.den doğan uyuşmazlıkları çözmek üzere kurulduğu, davacı iddiasının bu yasalar kapsamına girmeyip TTK. kapsamına girdiği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davanın açıldığı İstanbul Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nin 8.5.2001 günlü nihai kararı ile dava dosyasının (kararı temyiz edilen) İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Ne var ki, bu karar tebliğe çıkarılmamış, dolayısıyla kesinleştirilmemiş, taraflardan birinin başvurusu beklenilmemiş, dosya bir müzekkere ile kararı müteakip mahkemece kendiliğinden gönderilmiş, bir başka anlatımla dosya, HUMK. nun 193. maddesine uygun biçimde (kararı temyiz edilen) mahkemeye gelmemiştir.
Oysa, dosyayı gönderen Ticaret Mahkemesi ile dosyanın gönderildiği Fikri ve Sınai Haklar Hukuk mahkemesi arasındaki ilişki, görev ilişkisi olup, belirtilen kanun maddesi hükmündeki usulün uygulanması gerekmektedir.
Bu durumda, dava dosyası usulüne uygun surette kendisine intikal ettirilmeyen mahkemece, esas kaydına bu yönde meşruhat verilip kapatılarak, dosyanın görevsizlik kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmek gerekirken, taraflardan birinin usulüne uygun bir başvurusu olmadan, davaya bakılarak, yazılı biçimde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Yukarda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 no.lu bentte açıklanan nedenle, hükmün BOZULMASINA, 2 no.lu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy