(6762 S. K. m. 119, 792) (1086 S. K. m. 186)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.05.2003 tarih ve 2002/294 - 2003/329 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya ait 02.07.2001 ve 07.07.2001 tarihli konşimento muhteviyatı malların İzmir'den Venezia/İtalya'ya taşındığını, bu taşımalardan doğan navlun ücreti, yükleme, konteyner dolum, konşimento düzenleme ve ardiye liman ücretleri alacaklarının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 icra-inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplana deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının asıl taşımayı yapan şirketin acentesi olduğu, ancak TTK.nun 119 ncu maddesi gereğince acenteliğini yaptığı şirkete izafeten onun adına dava açabileceği, davacının baştan beri davayı kendi adına açtığı, açılmış bir davada alacağın temliki yoluyla dahi olsa aktif dava ehliyetini kazanamayacağı, temliknamenin tarafların iç ilişkisiyle ilgili olduğu gerekçesiyle davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, navlun, yükleme, konşimento düzenleme ve ardiye liman ücretleri alacağından kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, icra takibi yapan ve dava açan şirket, asıl taşıyıcı olan İtalyan firmasının acentesidir. Davacı E. Konteyner Taşımacılık A.Ş., 25.06.2002 tarihinde dava konusu alacaklar için kendi adına İzmir 9.İcra Müdürlüğü'nde ilamsız takip yapmış, davalının itirazıyla takibin durması üzerine de 17.07.2001 tarihinde yine kendi adına temyize konu itirazın iptaline ilişkin bu davayı açmıştır. Yargılama sırasında bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde alacağın taşıyan tarafından kendisine temlik edildiğine dair 02.07.2001 tarihli temliknameyi sunmuş, mahkeme, davacının acenteliğini yaptığı şirkete izafeten dava açabileceği, açılmış bir davada alacağın temliki yoluyla dahi olsa aktif dava ehliyetinin kazanılamayacağı, temliknamenin tarafların iç ilişkisiyle ilgili olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Her ne kadar, alacak davalarında, başlangıçta aktif dava ehliyeti olmayan davacı, ( davanın başında bu husus belirlenip dava reddedilmeden ) esasa girildikten sonra HUMK.nun 186 ncı maddesi gereğince alacağın kendisine temlik edildiğini gösteren bir temlikname sunduğu takdirde artık işin esasına girilerek çözümlenmesi gerekirse de, sunulan temlikname icra takip tarihinden sonra ve dava tarihinden önceki tarihli olduğundan, davacı takip tarihinde hak sahibi ve temlik alacaklısı olmadığı ve icra takibini taşıyana izafeten değil doğrudan kendi adına yaptığı için bu takibe itirazın iptaline ilişkin davanın reddedilmesi sonucu itibariyle doğru olmuş, kararın yukarıdaki gerekçelerle onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle sonucu itibariyle doğru olan kararın değişik gerekçelerle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy