(818 S. K. m. 19, 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.10.2002 tarih ve 2001/176 - 2002/383 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında 01.03.2001 tarihinde hesabında bulunan 286.552.000.000 TL anaparanın 19.03.2001 vade ve % 279,12 faiz oranlı olarak 319.053.338.940 TL alacağı hususunda anlaştıklarını, ancak davalı bankanın 19.03.2001 tarihinde anılan hesaptan toplam 18.838.885.742 TL'sını fark faiz adı altında geri aldığını, yapılan işlemin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek 18.838.885.742 TL'nin 19.03.2001 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili, uygulanan faiz oranının gabin teşkil ettiğini aynı zamanda ahlaka aykırı olduğunu savunarak davanın reddi ile 18.838.885.742 TL oranında borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, olayda davalı banka yönünden gabin müessesesinin objektif ve sübjektif unsurları bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 18.838.885.742 TL'nin 08.04.2001 tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı Banka tarafından ödenmeyen mevduat faizi alacağının tahsili, karşı dava ise, yukarıda da değinildiği üzere, davacıya tahakkuk ettirilerek hesabına geçiren O/N (Over Night) faiz alacağının aşırı bölümünün gabin, ahlaka ve hukuka aykırılık nedenleriyle taraflar arasında yapılan sözleşmenin batıl olduğu iddiası ile davalı-karşı davacı Bankanın asıl davada istenilen miktarda borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı-karşı davacı Banka vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, açıkça ekonomik kriz nedeniyle Bankanın müzayaka halinde bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin gabin, ahlaka ve hukuka aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğu ileri sürülmüştür. Ancak, dosya üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda, müzayaka halinin bulunup bulunmadığı bakımından banka kayıtları üzerinde yeterli bir inceleme yapılmadığı gibi, mahkemece de bu konuda gerekçeli kararda yeterli bir değerlendirme yapılmamıştır. Yukarıda da belirtildiği gibi, karşı dava dilekçesinde davalı-karşı davacı Bankanın müzayaka halinde bulunduğu açıkça ileri sürüldüğü gibi, davacı tarafa sözleşmede öngörülen faiz miktarının aşırı görülen kısmının ödenmemesi, davalı-karşı davacı Bankanın dönme iradesini gösterir.
Bu nedenle BK'nun 21. maddesi hükmü uyarınca mahkemece, tahakkuk ettirilen (Over Night) faiz oranlarının öncelikle uyuşmazlık konusu dönemlerde daha sonra Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen bankalar dışındaki banka ve aracı kurumların bildirdiği repo, ters repo ve O/N faizlerinin İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'ndan araştırılarak aşırı olup olmadığı, diğer bir deyişle, sözleşmede edimler arasında açık bir dengesizlik (objektif unsur) olup olmadığı, şayet bir nispetsizlik var ise, bunun bankanın o tarihlerde içerisinde bulunduğu koşullara göre, müzayakadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda (sübjektif unsur), banka kayıtları üzerinde ekonomist, bankacı ve borçlar hukuku sahalarında uzman öğretim üyelerinden oluşacak yeni bir bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi yerinde bulunmadığından, davalı-karşı davacı banka vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına, karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre; Davacı karşılık davalı Ünal K. vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı - karşı davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı - karşı davalı Ünal Kitiş vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı ve muk. davalı vekiline iadesine, davalı taraf hazine olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 26.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy