(6762 S. K. m. 56, 57, 58)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.10.2002 tarih ve 2000/644-2002/479 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 12.12.1980 tarihinden itibaren seyahat acenteliği yaptığını, müvekkili ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren davalının, müvekkilinin unvanı olan "TE..." ismini reklam ve broşürlerde kullanıldığını, 1618 sayılı Seyahat Acentaları Birliği Kanunu'nun 5. maddesi, ilgili yönetmelik ve TTK.nun hükümleri uyarınca, haksız kullanılan ticaret unvanının marka olarak tescil edilmesinin dahi, davalı lehine bir hak doğurmayacağını ileri sürerek, davalının tecavüzünün önlenmesini ve (2.000.000.000) TL. manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ticaret unvanında "Te
." ibaresinin bulunmadığını, "E....Te...." ibaresinin ise 24.2.1999 tarihinden itibaren hizmet markası olarak müvekkil adına tescilli bulunduğunu, ilk algılanan ve önde gelen ibarenin "E
." olması nedeniyle iltibasın bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalının kullandığı "E... Te..." unvanının iltibasa neden olduğu gerekçesiyle davanı kabulüne, davalının "E... Te..." unvanını kullanarak yaptığı tecavüzün önlenmesine, takdiren (1.000.000.000) TL. manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticaret unvanına tecavüzün önlenmesi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkil şirketin ticaret unvanında bulunan "Te..." ismini davalının haksız olarak kullanıldığı ileri sürmüş, 4.4.2002 tarihli oturumdaki beyanında da, davalı unvanından bu ibarenin silinmesini talep ettiklerini, dava dilekçesinin konu kısmında da bunu belirttiklerini, asıl taleplerinin bu olduğunu bildirmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalının ticaret unvanının E... E.... Turiktik Servisleri A.Ş. olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, davalının ticaret unvanında "Te..." ibaresinin kullanılmaması nedeniyle mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Kaldı ki davalı, "E... Te... ibaresini, 25.02.1999 tarihinde, hizmet markası olarak tescil ettirmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, bu markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini sağlanıncaya kadar davalının "E... Te...." markasını kullanmasının haksız fiil teşkil etmeyeceği kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalının "E..... Te..." unvanını kullanarak iltibasa neden olduğu gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.6.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy