(2560 S. K. Ek m. 5) (6762 S. K. m. 12/11, 18) (2577 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eyüp Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.11.2002 tarih ve 2001/740-2002/1027 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Belediye vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigortacının, TTK.nun 1301 nci maddesine dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonunda, mahkemece, davanın davalılardan Bayrampaşa Belediyesi bakımından kısmen kabulüne dair verilen karar, davalılardan Belediye vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, TTK.nun 1301 nci maddesine dayalı kasko rücu davasıdır.
Mümeyyiz davalı Bayrampaşa Belediyesi, yol çalışmaları sırasında trafik, işaret ve uyarı levhaları koymadığı için kusurlu bulunarak sorumluluğuna hükmedilmiştir.
İSKİ.nin kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı Kanunun ek 5 nci maddesine göre, bu kanun diğer Büyükşehir Belediyeleri hakkında da uygulanır. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, TTK.nun 12/11 nci bent ve 18 nci madde hükümlerine tabi olduğu için İSKİ Genel Müdürlüğü tacir olup, taraf olduğu davalara adli yargı yerinde bakılması gerekir.
Mümeyyiz davalı, sözü edilen kanuna tabi bir Büyükşehir Belediyesine bağlı ve özel hukuk hükümlerine tabi bir genel müdürlük olmadığı için tacir değildir.
Davalı Belediye`nin yürüttüğü yol çalışması sırasında, gerekli tedbirleri gereğince almayarak zarar verdiği iddiasıyla açılan bu davada hizmet kusuruna dayanılmış olmaktadır. Davalı idare olup, yollarının yapım ve onarım hizmetleri sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönünden açılan davalar ise, İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunun 2 nci maddesi hükmü uyarınca, idare aleyhine tam yargı davası olarak açılması gerekmektedir.
O halde, davanın hizmet kusuru esasına dayanılarak açıldığının anlaşılmasına ve mahkemece de bu esasa göre sorumluluk yüklenmesine göre, mümeyyiz davalı bakımından dava ayrılarak, yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, bozmayı gerektirmiştir.
2- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, mümeyyiz davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenle, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy