(1163 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.12.2002 tarih ve 2002/302-2002/461 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatif ortağı iken istifa ederek ayrıldığını, yapılan önceki yargılamada müvekkillerinin alacağının belirlendiğini, 11.480.000.000.-TL.nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, genel kurulca alınmış erteleme kararı bulunduğunu, davacının ancak bilançoda payına düşeni isteyebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, genel kurulun ödemelerin ertelenmesine ilişkin kararı bulunmasına rağmen kooperatifin varlığının tehlikeye düşeceğinin yönetimce ileri sürülüp kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 10.332.144.000.-TL.nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğinden ayrılan davacının 1163 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi uyarınca belirlenecek alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davalı kooperatifin 24.06.2001 tarihli genel kurulunda ayrılan ortaklara ödemelerin en erken bir yıl, en geç üç yıl içinde yapılması kararı alınmış olup, 122 ortağın kooperatif üyeliğinden ayrıldığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı ortağa yapılacak ödemelerin kooperatif mevcudiyetini tehlikeye sokmayacağı belirtilmiş ise de, yapılan değerlendirmenin sadece bir yıl ve daha kısa süreli ödenecek borçlar ile sadece davacıya ödenecek miktar baz alınarak yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece kooperatif ve muhasebe işlerinden anlar uzman bilirkişilerden oluşturulacak kurul aracılığıyla, kooperatiften ayrılanların tümü birlikte değerlendirilerek, ayrılan her bir ortağın, kooperatifçe belirlenen ödeme çizelgesine bağlı olmaksızın alacağını talep etme hakkının bulunduğu nazara alınmak suretiyle yapılacak ödemelerin kooperatif mevcudiyetini tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği ve dolayısıyla genel kurulun aldığı erteleme kararının yerinde olup olmadığı hususunun açığa çıkarılması konusunda denetlenebilir ve hükme dayanak yapmaya elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy