(6762 S. K. m. 57) (554 S. KHK. m. 1, 2)
Dava : Taraflar arasında görülen davada A Asliye 6.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.06.203 tarih ve 2002/400 - 2003/301 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.06.2004 günde davacı avukatı ile davalı avukatı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin başta sobalar ve kuzineler olmak üzere çeşitli ev gereçlerinin imal ve ticareti ile iştigal ettiğini, ilk kez sütunlu sobayı imal edip "Süsler Sütunlu Soba" markası ile piyasaya arz ettiğini, bu sobaların kalite ve verimlilik yönünden tüketici nezdinde haklı şöhret kazandığını, davalılardan Ç. Tic.Ltd.Şti.nin müvekkile ait altıgen şeklindeki sütunlu sobayı bire bir aynı şekil ve özellikte taklit ederek "G. A." adı ile piyasaya sunduğunu, söz konusu sobaların diğer davalının dükkanında perakende olarak satıldığını, davalıların fiillerinin ayrı ayrı haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, markadan faydalanma hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile maddi durumun ortadan kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin imal edip satışa arz ettiği sobaları "G", "Ç", "T" markaları ile satışa sunduğunu, müvekkile ait sobaların davacı sobalarından farklı olduğunu ve aralarında benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlara göre, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacıya ait soba ile davalıya ait sobaların birbirinin aynı olmadığı benzerliğin bulunduğunun anlaşıldığı, davacının dava konusu soba ile ilgili bir endüstriyel tasarımının bulunmadığı, davalı tarafın imal ettiği sobayı kendisine ait marka ile satışa sunduğu, raporda belirtildiği gibi, sobaların yanış sisteminin, üst döküm çemberinin, baca çıkış yönünün, geometrisinin, çap ölçülerinin, soba gövdesinde puntalanan kaporta sisteminin, gövde üzerindeki kabartmaların, dip yüksekliği, alt tabla yapısı, ağırlık ve yüksekliğinin farklı olduğu, dosya içerisindeki fotoğraflar ile bilirkişilerin belirttikleri bu farklılıklar birlikte değerlendirildiğinde, her iki soba arasında ayırt edici nitelik olduğunun tespit edildiği, bilirkişilerin sobaların ayırt edilemeyecek kadar benzer bulundukları şeklindeki beyanlarına itibar olunmadığı, zira, tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile bilinen herhangi bir tasarımın bu kullanıcıda yarattığı izlenim arasında belirgin bir farklılık olmasının ayırt edici niteliğe sahip olma anlamına geldiği, her iki sobanın kendi markaları ile satılması ve sobalar arasında esaslı farklılıklar bulunması nedeniyle her iki soba arasında iltibas olmadığı kanaatinin oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüz yolu ile oluşan haksız rekabetin önlenmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, yukarıda da, özetlendiği gibi, müvekkilinin özgün bir şekilde tasarlayıp piyasaya arzettiği ve bununla belirli bir piyasa payı elde ettiği "s. soba" yı davalı tarafın şeklini ( dış görünüşünü ) birebir taklit ederek başka bir marka ile piyasaya sunduğunu ve tüketicilerin şekilde yanıltılmak suretiyle haksız rekabet oluşturulduğunu iddia etmektedir.
TTK.nun 57/5 nci maddesi hükmü uyarınca "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti ve ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait tedbirlere başvurmak..." haksız rekabetin türleri ve iyi niyet kurallarına aykırı haller arasında sayılmıştır. 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1.2 nci maddesi hükmü uyarınca tescilsiz tasarımların genel hükümlere göre koruncağı da, öngörülmüştür.
Davacı vekili, tescilli bir tasarımı bulunduğunu ve buna tecavüz edildiğini iddia etmemekte aksine soba tasarımlarının tescilli olmadığını ancak özgün olarak müvekkili tarafından geliştirildiğini ve genel hükümlere göre korunmasını istemektedir. O halde burada üzerinde durulması gereken husus, davacının geliştirip, yıllardan beri piyasaya tanıttığı sobanın davalı tarafça birebir taklit edilip edilmediği daha açık bir deyimle TTK.nun 57 nci maddesi hükümleri bağlamında iltibasa neden olup olmadığı, diğer bir deyişle karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığıdır. Doğal olarak burada alınacak ölçüt bu ürünün tüketicileri olan orta düzeydeki tüketici ( alıcı ) kitlesidir.
Mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, her iki tarafa ait sobanın karşılaştırmasında her iki taraf sobalarının şekil yönünden çok benzediği, bu benzerliğin bir teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı ve iltibasın mevcut olduğu mütaala edildiği gibi, dosya arasında bulunan her iki soba resmi karşılaştırıldığında, çok küçük farklılıklar dışında birbirinin aynı olduğu tespit edilmiştir. Her iki sobanın farklı markalarla satışa sunulması sobaların farklı olduğunu göstermez. Çünkü alıcı gözünde ilk bakışta uyanan izlenim yanılma için yeterli olabilir. Zaten, karıştırılma tehlikesi dahi haksız rekabetin kabulünü gerektirir. Uyuşmazlığın bu bağlamda değerlendirilip, davanın kabulüne karar verilmek gerekirken, farklı bir yorumla,yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy