(6762 S. K. m. 1292, 1299, 1301) (2918 S. K. m. 99) (1136 S. K. m. 167)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.09.2002 tarih ve 2000/938 - 2002/610 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Güven Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacının, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalı G.... Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, kasko sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı G.... Sigorta A.Ş.'nin kazaya neden olan 34 Y.... 41 plakalı aracın trafik (zorunlu mali mesuliyet) sigortacısı olduğu nazara alınarak hüküm kurulmuştur. Ancak, tesis edilen hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Zira davalı vekili, söz konusu aracın trafik sigortasının kendilerince yapılmadığını, kayıtlarda poliçeye rastlanılmadığını bildirmiş, mahkemece bu savunma üzerinde hiç durulmamıştır. O halde, hasar tarihini kapsayan trafik sigorta poliçesinin aslı veya onaylı örneği dosyaya getirtilmeden, gerektiğinde davalı şirket kayıtlarında bu yönde bilirkişi incelemesi yaptırılıp sigorta ilişkisinin var olup olmadığı tespit edilmeden yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Kabul biçimine göre de; davalı sigortacının sorumluluğunu kamu düzeni amacıyla mecburi hale getiren Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1 nci maddesinde, trafik sigortacısının zarar giderim yükümlülüğü, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde yerine getirmek şeklinde belirlenmiş bulunmaktadır. Bu durum, genel şartların 12 nci maddesinde de açıkça ifade edilmiştir. Esasen anılan hükümler, TTK.nun 1299 ve 1292 nci maddesi hükümlerinin özel bir düzenlemesi niteliğindedir.
O halde, yukarıda açıklandığı üzere, bu düzenlemeler çerçevesinde trafik sigortacısına bir başvuru yapılıp yine anılan düzenlemelerde belirlenen süre dolmadan trafik sigortacısı bakımından alacağın muacceliyetinden ve dolayısıyla temerrüdünden bahsedilemez. Somut olayda, davacının, davalı trafik sigortacısına bu yönde bir müracaatı mevcut olmasına rağmen, dosyada başvurunun zamanına ilişkin bilgi veya belgeye rastlanılmamıştır. O halde, mahkemece, başvurunun tebliğine ilişkin belge davacı taraftan istenmeli, ibraz edildiğinde tespit edilecek tarihe 8 işgünü eklenmek suretiyle bulunacak tarihten, başvuru tarihi kanıtlanamaz ise, dava tarihinden itibaren davalı G.... Sigorta A.Ş. aleyhine temerrüt faizine hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle ödeme tarihinin esas alınması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Usulüne uygun olarak tanzim edilmiş ve dosyaya ibraz edilmiş vekaletname uyarınca, davalı G.... Sigorta A.Ş. kendisini vekille temsil ettirmiştir. Bu nedenle, 1167 sayılı Avukatlık Yasası'nın 164/son maddesi ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri dikkate alınarak davalı G.... Sigorta A.Ş. vekili yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi de doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı G.... Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı G.... Sigorta A.Ş. yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy