(1163 S. K. m. 8, 16, 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9 Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.5.2003 tarih ve 2002/499-2003/313 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.9.2004 günde davalı avukatı Ülkü K. gelip davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan tarafın avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar : Davacı vekili, müvekkilinin kooperatif ortağı Adem Ö.'dan üyeliği devraldığını, bu üyeliğin kesinleşmiş mahkeme kararıyla tespit edildiğini, kooperatife başvurup gerçek borcunun bildirilmesi istenildiğinde kooperatifçe (2.000.750.000) TL aidat borcu, (4.918.650.000) TL gecikme cezası olmak üzere toplam (6.919.400.000) TL ödemesi gerektiğinin bildirildiğini, talebin fahiş olduğuna dair ihtarname keşide etmelerine rağmen, bu hususun göz ardı edilerek davalı kooperatifçe ihracına karar verildiğini ileri sürerek, kooperatife olan gerçek borcunun tespitiyle, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda borç miktarı (5.618.493.700) TL olarak belirlenmiş, (01.0300.906.300) TL fazla aidat ve faiz borcu talep edildiğinden, ihraç kararının iptaline davacının kooperatife toplam (5.618.493.700) TL. borcu bulunduğuna dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar onanmış, karar düzeltme istemi üzerine karar bu sefer davacı yararına bozulmuş, mahkemece verilen direnme kararı üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2002/11-377 E, 2002/407 K. sayılı ilamıyla direnme kararı bozulmuş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davacının Adem Ö. payını devralmak suretiyle ortak olduğu, bu kişinin 9.10.1994 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan karar gereği satışa çıkartılan 75 adet konuttan birini satın aldığı ve bedelini ödediği bu nedenle davacının sadece alt yapı ve genel giderlere katılma zorunluluğunun bulunduğu, davacının ihtilaflı olan Ocak 1996-Ekim 1998 tarihleri arasında kalan dönem için borçlu değil bilakis alacaklı olduğu gerekçeleriyle, davanın kabulü ile davacının kooperatife borçlu bulanmadığının tespiti ile davacı hakkında alınan ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 15.05.2002 tarih 2002 /11-377 Esas, 2002/407 Karar sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun davanın reddine ilişkin mahkeme kararını bozan kararı uyarınca hüküm oluşturulduğu belirtilmekte ise de, anılan bozma ilamı gereğinin yerine getirildiğinden söz etme imkanı bulunmamaktadır.
Şöyle ki; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında da vurgulandığı üzere, bu davada ön sorun, davacının üyeliği devralma biçiminin tespiti ile devraldığı kişinin üyelik koşullarının belirlenmesinde yatmaktadır. Davacının ortaklığı devir alış biçimi belirlendikten sonra, davacının devraldığı borç, genel kurul kararları gereğince sorumlu olduğu aidat tutarları, gecikme faiz oranları ve ödemelerinin saptanması suretiyle varsa davacının davalı kooperatife olan borç miktarının belirlenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, özellikle davacının dava dışı Adem Ö.'ın 09.10.1994 tarihli genel kurulda tanınan hak gereğince satılan 75 adet konuttan bir adedini satın almış olması karşısında davacının bu payı satın aldığı peşinen kabul edilerek yapılan hesaplamaya göre davanın tamamen kabulüne karar verilmiş olması, davalı kooperatif vekilince davacının payını devraldığı Adem Ö.'ın kooperatifte iki ortaklığının bulunduğu, bunlardan bir adedinin 09.10.1994 tarihli genel kurul kararı gereğince inşaatı tamamlanan ve satışı yapılan konutlara ilişkin, diğerinin ise halen inşaatları devam eden bölümde olduğunun ve hatta davacı tarafından ortaklığın tespiti istemiyle açılan Ankara 8 Asliye Ticaret Mahkemesinin 1996/273 Esas sayılı dosyasında davacının devreden Adem'den inşaatları devam eden bölümde bulunan payını devraldığını ikrar ettiği iddia edildiğine göre, bu savunma üzerinde durulup, davacının ortaklığının niteliğinin tartışmasız biçimde belirlenmemiş olması karşısında doğru görülmemiştir.
Yukarıdan beri izah edilmeye çalışıldığı üzere, mahkemece, öncelikle payını devreden Adem Ö.'ın kooperatifte bulunan pay adedinin belirlenmesi ve birden çok ortaklığının mevcudiyeti halinde, davacının devraldığı payın niteliğinin taraf delilleri değerlendirilmek suretiyle saptanması ve bundan sonra davacının varsa borç miktarının devraldığı paya ilişkin olarak tespiti gerekirken, noksan inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy