(CMR m. 21, 27) (6762 S. K. m. 773, 782) (818 S. K. m. 83)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İ. Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.05.2003 tarih ve 2001/223 - 2003/266 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar A . Co. Ve Y. Gümrükleme Nak. Tic. Ltd. Şti. vekillerince ayrı ayrı istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.09.2004 günde davacı avukatı ile davalılardan A. Co. Avukatı gelip, diğer davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Almanya'ya ihraç ettiği tekstil ürünlerinin taşınması konusunda davalı M. Uluslararası Nak. A.Ş. ile anlaşmaya varıldığını, bu davalının taşımayı alt taşıyan olan diğer davalıya yaptırdığını, teslimin vesaik mukabili satış kurallarına aykırı yapılması nedeniyle mal bedelinin tahsil edilememesinden davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, ( 84.000 ) DM'nin davalılardan tahsilini talep etmiş, birleştirilen 2001/327 Esas sayılı davada aynı istem A.'ya yöneltilmiş; birleştirilen 2001/816 sayılı davada ise asıl dava davalısı Yekaş'ın değil bu davada hasım gösterilen Y. Güm. Nak. Tic. Ltd. Şti'nin gerçek alt taşıyan olduğu belirtilerek, dava anılan şirkete yöneltilmiştir.
Davalılardan M. Nak. A.Ş. vekili, A. Gmbh.'nin acentesi olan müvekkiline doğrudan husumet yöneltilemeyeceğini savunmuştur.
Birleştirilen dava davalısı A. Gmbh. vekili, İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, teslimin davacı gönderenin talimatına göre yapıldığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunmuştur.
Birleştirilen dava davalılarından Y. Ltd. Şti. vekili, taşımanın asıl taşıyanın talimatına göre gerçekleştirildiğini, müvekkiline husumet düşmeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece, sunulan ve toplanan kanıtlar ve bilirkişiler kurulu raporuna dayanılarak, üst taşıyanın acentesi olan davalılardan M. Nak. A.Ş.'ye TTK'nın 119. maddesi uyarınca doğrudan husumet yöneltilemeyeceği, davalı Y. Nak. Lojistik Hizm. A.Ş. davalı sıfatının bulunmadığının, hataen hasım gösterildiğinin davacı tarafın kabulünde olduğu, asıl ve alt taşıyan olan diğer davalıların verilen talimata aykırı olarak emtiayı muhabir bankadan gereken belgeyi almadan gönderilene tesliminin BK'nın 96 ve 98. maddelerine göre sözleşmeye aykırılık olmasının yanında haksız bir eylem olduğu, itiraza uğramayan satış faturası bedelinin davacının gerçek zararını gösterdiği, CMR hükümlerine göre anılan davalıların bu zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle ( 84.000 )DM, ( 42.945,5 ) Euro'nun BK'nın 83/son maddesine göre davalılardan A. Gmbh. ve Y. Nak.Lojistik Hizm. A.Ş.'den tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, A. Co. ve Y. Nak. Lojistik Hizm. A.Ş. vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dava, taşıma sözleşmesine aykırılık nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya ait yükün davalı A. GmbH Co. KG ve alt taşıyan diğer davalı tarafından vesaik mukabili olarak İ'den A'ya taşındığı, burada bir kısım malın ödeme şartı gerçekleştirilmeden alıcısına teslim edildiği ve yapılan bu taşımaya CMR Sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
CMR Konvansiyonu'nun 21. maddesine göre, mal, alıcıya taşıyıcı tarafından taşıma anlaşmasına göre teslimdeki ödeme tutarı tahsil edilmeksizin teslim edilmiş ise, bu durumda taşıyıcı, göndericiye karşı, teslimdeki ödeme tutarını aşmayacak miktarda ve alıcıya karşı dava açma hakkını kaybetmeksizin tazminat ödemekle yükümlüdür.
Somut olayda yükün, mal bedeli tahsil edilmeksizin alıcısına teslim edildiği sabittir. Alıcının malı kabul etmemiş olduğu veya gönderen davacının malın geri getirilmesi yönünden talimatının istenmesine rağmen verilmediği hususlarının davalı taşıyıcılar tarafından ispatlanamamış olduğu, bunun yanında ATR belgesinin alıcıya verilmiş olmasının da taşıma sözleşmesindeki vesaik mukabili kaydını hükümden kaldıracak nitelikte bulunmadığına göre, mal bedelinin tamamının tazminine yönelik ve sonucu itibariyle doğru olan mahkeme kararına karşı davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Ancak, yabancı para üzerinden hüküm kurulmuş olması karşısında CMR Konvansiyonu'nun 27. maddesi uyarınca temerrüt faiz oranının yıllık % 5' ten fazla olamayacağı gözetilmeden, BK'nın 83/son maddesi hükmü doğrultusunda devlet bankalarınca DM cinsinden mevduata uygulanan en yüksek bir yıl vadeli faiz oranı işletilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı zorunlu kılmadığından, HUMK'nın 438/7. maddesine göre, hükmün aşağıdaki gibi düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının ikinci bendinin üçüncü ve üçüncü bendin dördüncü satırındaki "devlet bankalarınca mark bazında açılmış bir yıllık vadeli mevduat hesaplarına uygulanan faiz uygulanmak suretiyle fiili ödeme günündeki TL karşılığının" ibareleri kaldırılarak yerlerine, "itibaren yıllık % 5 faizi ile" ibarelerinin konulmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı M. Nak. A.Ş.'ne verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy