(818 S. K. m. 83) (1086 S. K. m. 578)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.06.2003 tarih ve 2002/155 - 2003/308 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasındaki 15.11.1991 tarihli sözleşme uyarınca davalının bir Hollanda firması ile imzaladığı lisans sözleşmesi kapsamında üreteceği veya ithal edeceği tohumların Türkiye'de ve KKTC sınırları içerisindeki tanıtımı, pazarlama ve satım hakkının tek yetkili olarak müvekkiline verildiğini, davalının dört yıl süre ile yapılan sözleşmeyi 18.11.1992'de tek taraflı olarak haksız feshettiğini ileri sürerek, haksız fesih nedeniyle uğranılan ( 1.397.200 ) HFL tutarındaki zararın libor faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının satış kaybı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, davacının isteyebileceği zarar miktarının 1.031.262 HFL olup, daha önce hükmedilen 50.000.000.- TL'nin bu miktardan indirilmesi gerektiğinin belirtildiği, davacı vekilinin daha önce tahsil edilen 50.000.000.-TL'nin karşılığının 1.032.01 HFL olup, kendilerinin 1.262 HFL'nin düşülmesini ve bakiye 1.030.000 HFL'nin ödeme tarihindeki değerinin faizsiz tahsilini istediklerini belirttiği ve bu miktarı talepte haklı bulundukları gerekçesiyle, 1.030.000 HFL'nin davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı tazminatın yabancı para üzerinden tahsilini talep etmiş ise de,bozmadan önceki 11.11.1997 tarihli kararda tazminatın Türk Lirası olarak tahsiline karar verilmiş olup, bu husus davacı tarafça temyiz edilmeyerek davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğuna göre, artık yabancı para üzerinden tazminata hükmedilemez. Öte yandan, bozmadan önceki karara dayanak yapılan bilirkişi raporunda davacının satacağı ürünlerden ( tohumlardan ) dolayı kar marjının % 25 olarak kabul edildiği ve bu husus da, temyiz edilmeyerek kesinleştiğine göre, bozmadan sonraki temyize konu hükme dayanak yapılan raporda kar marjının %35 olarak kabulü de,doğru bulunmamış ve kararın bu nedenlerle, bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) No'lu bentte yazılı nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) No'lu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy