(1163 S. K m. 17, 15)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Nazilli Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.12.2002 tarih ve 2001/189 - 2002/628 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesiyken istifa ettiğini, yaptığı ödemelerin iade edilmediğini, icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile durduğunu iddia ederek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya yaptığı ödemelerin iadesi konusunda yönetim kuruluna yetki verildiğini, kooperatifin mevcudiyeti tehlikeye düşeceğinden ödeme yapılmamasının öngörüldüğünü, asıl alacak miktarı, işlemiş faiz ve faiz oranının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının 20.05.1999 tarihinde üyelikten ayrıldığı, alacağının 1999 yılı bilanço tarihini takip eden bir ay sonrası 31.01.2000 tarihinde muaccel olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 3.097.360.026.-TL alacak ve 605.894.537.-TL işlemiş faiz yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden faiz yürütülmesine, asıl alacağın % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir
2-Dava, kooperatiften istifa nedeniyle ödenen aidat alacağının tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı ortağın aidat alacağının ayrıldığı yılın bilanço tarihinden itibaren bir ay sonraki gün muaccel hale geleceği düşüncesini içeren ve buna göre hesaplamalar yapan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Gerek 1163 sayılı yasanın 17 nci, gerekse davalı kooperatifin anasözleşmesinin 15 nci maddeleri hükümleri uyarınca, ayrılan ortağın hakları ortaklıktan çıktığı veya çıkarıldığı yılın bilançosu çerçevesinde iade edilir. Ancak, hakların ödenmesi ise, bu bilançonun kesinleşmesinden, yani bilançonun genel kurulca kabulünden itibaren bir ay içinde mümkündür. O halde, davacının alacağı, ayrıldığı yılın bilançosunun kabul edildiği 12.03.2000 tarihinden bir ay sonrası muaccel hale geleceği kabul edilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Ayrıca, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı, usulüne uygun olarak düzenlenmiş ve dosyaya ibraz edilmiş genel vekaletname uyarınca kendisini vekille temsil ettirmiştir. Davanın kısmen kabulüne karar verildiğine göre, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesine göre davalı vekili yararına vekalet ücreti tayin edilmemesi ve kabul ve ret oranına göre yargılama giderinin hüküm altına alınmaması da yanlış olmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) ve ( 3 ) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy