(2004 S. K. m. 67) (5846 S. K. m. 1) (1086 S. K. m. 193)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.9.2001 tarih ve 2001/321-2001/192 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Dilek Çakıroğlu Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının, müvekkili şirket İHA tarafından çekilen 12.11.1999 tarihli Bolu-Düzce depremi görüntülerini müvekkilini izni olmaksızın o gece yaptığı yayınlarda kullandığını, bu görüntülerin yayınlanmasından dolayı tanzim edilen fatura bedelini ödemediğini, hakkında başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davanın açıldığı İstanbul 1. Ticaret Mahkemesi, uyuşmazlığın FSEK'na aykırılıktan kaynaklandığı ve İstanbul'da Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulduğu gerekçesiyle dosyanın bu mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş, bu mahkemece de 7.6.2001 tarihli duruşmaya taraflar ve vekillerinin gelmediği, üç ay içinde davanın yenilenmediği belirtilerek davanın açılmamış sayılmasına ilişkin hüküm kurulmuş, bu kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davanın açıldığı İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nin 14.03.2001 tarihli nihai kararı ile dava dosyasının (kararı temyiz edilen) mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Ne var ki, bu karar tebliğe çıkarılmamış, dolayısıyla kesinleştirilmemiş, taraflardan birinin başvurusu beklenilmemiş, dosya bir müzekkere ile kararı müteakip mahkemece kendiliğinden gönderilmiş, bir başka anlatımla dosya HUMK. nun 193. maddesine uygun şekilde, (kararı temyiz edilen) mahkemeye gelmemiştir.
Oysa, dosyayı gönderen Ticaret Mahkemesi ile dosyanın gönderildiği Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki, görev ilişkisi olup; belirtilen yasa maddesi hükmündeki usulün uygulanması gerekmektedir.
Bu durumda dava dosyası usulüne uygun surette kendisine intikal ettirilmeyen mahkemece, dava dosyasının esas kaydına bu yönde meşruhat verilip, kapatılarak dosyanın görevsizlik kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmesi gerekirken esasa girilip yazılı şekilde davanın açılmamış sayılmasına dair hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy