(6762 S. K. m. 57)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.04.2003 tarih ve 2002/548-2003/239 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.10.2004 günde davacı avukatı Erdem Değerli ile davalı avukatı Hamza Genç gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin internet servis sağlayıcısı şirket olarak faaliyette bulunmakta olup, bu faaliyet kapsamında müşterilerine sunduğu hizmet için de davalı ile arasındaki İnternet Servis Sağlayıcı Sözleşmeleri kapsamında davalı şirketin altyapı tesislerinden ve data servislerinden yararlanıp karşılığından belirli bir bedel ödendiğini, davalının 02.03.2001 tarihle işlemi ile Nisan 2001 tarihinden geçerli olmak üzere müvekkili ile eş konumundaki internet servis sağlayıcısı şirketlere uyguladığı aylık ücret, kira, bağlantı ve sair ücretlerde ortalama %100 oranında fiyat artışı yaptığını, oysa aynı hizmetleri sunduğu kendi şebekesi olan TTNet için bu artışı %20 oranında tuttuğunu, keyfi bir tutum ürünü ve tekel konumunun suistimali niteliğindeki davalı eyleminin haksız rekabet niteliğinde olduğunu ileri sürerek, asıl davada davalının Temmuz 2002 fiyat tarifesinin iptal olunarak tarifede sayılan aynı hizmetler için davalının kendi internet şebekesi TTNet'e uygulanan fiyatlar yoluyla yaratılan haksız rekabetten kaynaklanan muarazanın men'ine, birleşen dava ile de Ağustos 2002 ödeme günlü faturaların iptal olunarak davacı şirket nezdinde işbu faturalar yoluyla yaratılmak istenen muarazanın men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu tarifelerin Telekomünikasyon Kurumu'ndan onay alınarak yürürlüğe girdiğini, onaylamış bu tarifelerin hukuka ve günün koşullarına uygun oyladığını iddia eden tarafın Telekomünikasyon Kurumu'nun onayına karşı idari yargıda dava açması gerektiğini, ücret tarifesinin taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dosya kapsamına göre, davalının 406 sayılı kanun ve 28.08.2001 tarihli tarife yönetmeliği uyarınca dava dışı Türk Telekomünikasyon Kurumu'nca belirlenen esaslara göre yanlar arasındaki sözleşmenin 3.4. maddesine dayanarak tek taraflı olarak ücret belirlemesi usulüne uygun olup, davacının basiretli bir tacir olarak davalının tek taraflı ücret belirleme yetkisini de kabul etmesi karşısında davalının düzenlemiş olduğu tarifenin iptalini gerektirir bir durum olmadığı, davacının kendi internet servisi olan TTNet'e uyguladığı fiyat yolu ile haksız rekabet yarattığı ileri sürülmüş ise de, TTK. nun 57 ve devamı maddeleri göz önüne alındığında somut olayda haksız rekabet koşullarının oluşmayacağı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının daha önce 406 sayılı yasa ve sözleşme hükümleri uyarınca ücret tarifelerini tek taraflı olarak ve serbestçe düzenleme yetkisi mevcut ise de, davaya konu ücret tarifesinin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 28.08.2001 tarihli Tarife Yönetmeliği uyarınca davalının tarifeyi serbestçe belirleme yetkisinin sınırlandırıldığı ve anılan Yönetmelikçe Tarifelerin ancak dava dışı Türk Telekomünikasyon Kurumu'nun belirleyeceği tavan fiyatlara göre düzenleyebileceği belirtilmiş olup, dosyadaki belgelerden anılan Kurum'un tavan fiyatları belirlendikten sonra davalının bu tavanlara uyarak dava konusu tarifeyi belirlediğinin anlaşılmış bulunmasına ve yasal düzenlemeler karşısında davalı eyleminin haksız rekabet teşkil etmeyecek olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, takdir edilen 375.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.220.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy