(1086 S. K. m. 85)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Düzce Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 5.6.2003 tarih ve 2000/933-2003/228 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait konut ve işyerinin davalı sigorta şirketi tarafından konut ve işyeri sigorta poliçeleri ile deprem rizikoları da dahil olmak üzere sigorta edildiğini, 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle her iki sigortalı taşınmazın orta derecede hasar gördüğünü, 12 Kasım 1999 tarihli depremde ise, her iki sigortalı taşınmazın tamamen yıkıldığını, davalı tarafça depremlerin neden olduğu hasarlardan yalnızca 17 Ağustos 1999 tarihli depremden kaynaklanan hasarın ödendiğini, sigorta ilişkisinin devam ettiği sürede meydana gelen 12 Kasım depremi için her hangi bir ödemenin yapılmadığını ileri sürerek, her iki poliçeden ayrı ayrı 2.500.000.000-TL sigorta tazminatının deprem tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, ıslah dilekçesi ile de 145.920.000-TL.konut sigorta poliçesinden, 4.854.080.000-TL'nin ise işyeri sigorta poliçesinden tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın sigortalı taşınmazlarının 17 Ağustos 1999 tarihli depremde kısmi hasara uğradığını, hasar tespiti yapıldığını, kısmi hasar henüz ödenmeden ve taşınmazların onarımı yapılmadan 12 Kasım 1999 tarihli depremde sigortalı taşınmazların tam hasara uğradığını, yapılan ödemenin tam hasar nedeniyle tüm sigorta bedeli olduğunu, müvekkili şirketin yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı sigorta şirketine sigortalı taşınmazların 12 Kasım 1999 tarihli depremde tam hasar gördüğü, davacının 17 Ağustos 1999 depreminde oluşan hasarlardan dolayı davalı sigorta şirketini ibra ettiği, 12 Kasım 1999 tarihli depremde oluşan hasardan dolayı davacının davalı sigorta şirketinden toplam 5.784.360.000-TL tazminat alacağı olduğu, ıslah dilekçesi ile netice-i talebin artırılmadığı, bu nedenle davalı tarafa tebliğinin gerekmediği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile, 145.920.000-TL.tazminatın konut sigorta poliçesi, 4.854.080.000-TL.tazminatın ise işyeri sigorta poliçesi kapsamından olmak üzere 12.11.1999 tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı sigorta vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekili, konut ve işyeri sigorta poliçesinden ayrı ayrı olmak üzere, 2.500.000.000.- TL.nın tahsilini istemiştir. Yargılama sırasında alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, her iki sigorta poliçesi nedeniyle davacının zararının 5.784.360.000-TL olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili 05.06.2003 tarihli dilekçe ile talebini ıslah ederek, konut sigorta poliçesi için 145.920.000-TL.nın, işyeri sigorta poliçesi için 4.854.080.000-TL'nin davalıdan tahsilinin istemiş, mahkemece ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmeden, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 85 nci maddesine göre ıslah, iki tarafın da hazır olduğu oturumda sözlü olarak yapılabilir. Aynı madde uyarınca ıslah, duruşma dışında yapılmak istenirse veya karşı taraf ıslahın yapıldığı oturumda hazır değilse, ıslah mahkemeye verilecek iki nüsha dilekçe ile olur ve bir nüshası karşı tarafa tebliğ edilir. Dava konusu olayda davacı vekili, 05.06.2003 tarihli dilekçe ile talebini ıslah etmiştir. Bu dilekçenin davalı tarafa tebliğ edilmesi ve davalı tarafın diyeceklerinin beklenilmesi gerekirken, HUMK.nun 85 nci maddesinde belirtilen usule uyulmadan yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı sigorta vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle,davalı sigorta vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy