(4721 S. K. m. 2) (6762 S. K. m. 381, 389, 391)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.10.2003 tarih ve 2003/40-2003/759 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.10.2004 günde davalı Türk Tuborg avukatı Didem Özkardeş gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin imtiyazlı pay sahibi bulunduğu davalı şirketin 1989-1995 yılları arasındaki genel kurul toplantılarında imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını kısıtlayıcı kararlar alındığını, ancak bu kararların ayrı bir genel kurul toplantısıyla imtiyazlı pay sahiplerince onaylanmamasına karşı diğer davalılarca yasaya aykırı tesciller yapıldığını ileri sürerek, anılan genel kurul kararlarının tescil ve ilan işlemlerinin iptalini ve sermayenin tescillerden önceki hali ile tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının paydaş olmadığını, TTK.nun 381/1 nci maddesindeki hak düşürücü süreden sonra dava açıldığını, genel kurul kararları ve tescil-ilan işlemlerinin yasaya uygun olduğunu savunmuştur.
Davalı İ.T.O. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, genel kurul kararlarının iptali davasının üç aylık hak düşürücü süreden sonra açıldığı ve davalı memurlukça kesinleşen genel kurul kararlarının yöntemince tescil ve ilan edildiği, davalılardan İzmir Ticaret Odası'na husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
TTK.nun 389 ncu maddesi hükmüne göre, anonim şirket genel kurulunca imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını sınırlayıcı nitelikteki anasözleşme değişikliğine ilişkin alınan karar imtiyazlı pay sahiplerinin yapacakları özel bir toplantıda verecekleri bir kararla onaylanmadıkça infaz edilemez. Anılan madde ve aynı Yasa'nın 391 nci maddesi hükmüne aykırı olarak imtiyazlı pay sahiplerinin kararı ile onaylanmadığı nedenine dayalı genel kurul kararlarının anılan kategori ortaklarca iptal istemiyle açacakları davalar, Dairemiz'in yerleşmiş uygulaması uyarınca TTK.nun 381 nci maddesi anlamında genel kurul kararının iptali niteliği taşımadığından bu maddede yazılı üç aylık hak düşürücü süreye tabi değildir. Bu bakımdan, davalılardan Tuborg A.Ş. ve İzmir Ticaret Sicil Memurluğu ile ilgili olarak davanın hak düşürücü süreden reddi yerinde değildir.
Ancak, mirasçılık sıfatına dayanarak işbu davayı açan davacının davalı şirket ortağı olduğunu kanıtlayıcı belgeleri sunmamış olmasına, somut olarak davalı şirketin 1989-1995 yılları arasında yapılmış genel kurul toplantılarında alınmış kararlarda hangilerinin imtiyazlı pay sahipliği haklarını zedelediğinin ileri sürülmemiş bulunmasına ve 13.04.1995 tarihinde öldüğü bildirilen muris Selman Yaşar'ın hayatta olduğu sürede gerçekleşen bu genel kurul kararlarına karşı itiraz veya iptal başvurusunda bulunduğunun iddia dahi edilmemiş olması karşısında MK.nun 2 nci maddesinde belirlenen iyiniyet kurallarına aykırı olarak uzun yıllar sonra açılan davanın reddi sonucu bakımından doğru görülmekle onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı Tuborg A.Ş.ne verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.200.000.-lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy