(6762 S. K. m. 116) (2004 S. K. m. 67) (Fener ve Tahlisiye Ücretleri Tarifesi m. 14)
Dava : Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.10.2003 tarih ve 2002/694-2003/794 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davacının B. Bayraklı SYRIN isimli geminin acentesi olduğunu, anılan geminin 06.10.1998 tarihinde Akdeniz - Karadeniz, Karadeniz - Akdeniz seferlerini yaptığını, fener ve tahlisiye ücretinin tahsili için yapılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptaliyle devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Kadıköy Ticaret Mahkemesi'nin yetkili ve görevli olduğunu, dava konusu gemiyle müvekkilinin hiçbir bağının bulunmadığını, acentelik ilişkisinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya içeriğine göre, B. Bayraklı SYRIN gemisinin 06.10.1992 tarihinde İstanbul Boğazı geçişi yaptığı, trafik jurnalinde acente adının "Fener" yazılı olduğu, 1998 yılına ait SP-1 raporlarının muhafaza edilmediği, "Fener" ibareli başka denizcilik şirketinin de bulunduğu, davacının anılan gemiye hizmet verdiğini ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, fener ve tahlisiye ücretinin tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ancak, mahkemece davanın reddine hükmedilmiş ise de, kararın yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını söylemek mümkün değildir. Öncelikle, Deniz Trafik Düzen Başkanlığı'nın 20.02.2003 tarihli yazısından anlaşılacağı üzere, B. bayraklı SYRIN gemisinin 06.10.1998 tarihinde İstanbul Boğazı geçişi yaptığı sabittir. Gemilerin boğazlardan giriş-çıkış yapmaları veya transit geçiş yapmaları halinde tarife hükümlerine göre fener ve tahlisiye ücretinden sorumlu olacağı açıktır. Bu nedenle, mahkemenin, davalı gemiye hizmet verildiğinin ispat edilmediği yönündeki gerekçesi yerinde değildir. Anılan ücretten gemi acentesi de sorumludur. Dava konusu olayda uyuşmazlık, davalının geçiş yapan geminin acentesi olup olmadığı noktasındadır. Davalı vekili, geçiş yapan geminin acentesi olmadıkların, benzer unvanlı başka bir şirketin daha olduğunu savunmuştur. Mahkemece de, unvanı davalı unvanı ile benzer ve denizcilik alanında faaliyet gösteren "F. Denizcilik Petrol Ürünleri ve Dış Tic.Ltd.Şti." adlı şirketin varlığı tespit edilmiştir. O halde, anılan şirketin hizmet verilen geminin acentesi olup olmadığı yönünde bir araştırma yapılmadan yazılı gerekçeyle ve eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy