(818 S. K. m. 106)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 23.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 2.10.2003 tarih ve 2002/697-2003/969 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı şirket ile aralarında imzalanan "kiralık araç taşıma sözleşmesi" kendisine ait araç ile birlikte davalının taşıma işlerini yaptığını, sözleşmenin çalışma saatlerini düzenleyen madde hükmüne uymayan davalının fazla mesai ücreti de ödemediğini, bu hususun davalıya ihtarı üzerine davalının sözleşmeyi haksız şekilde feshettiğini bu fesih nedeniyle kazanç kaybına uğradığını ileri sürerek, şimdilik ( 400.000.000 ) TL taşıma ücreti ve ( 25.000.000 ) TL motor yağı bedelinin sözleşme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının çalışma huzuruna bozan davranışları sonucu sözleşmenin 12. maddesinde müvekkiline tanınan tek taraflı fesih hakkının kullanıldığını, davacının her hangi bir çekince ileri sürmeden çalıştığı süre karşılığı olan ücreti aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının talep edebileceği tazminat miktarının ( 158.333.333 ) TL olduğu gerekçesiyle, anılan meblağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalının fesih hakkını kullanması ve sözleşme süresince çalışamaması nedeniyle uğradığı zararın tazminini istemektedir.
Taraflar arasında imzalanan "kiralık araç taşıma sözleşmesi" uyarınca davacının sarf ettiği mazot ve motor yağı taşıtana aittir ve taşıtan, 10 gün önceden haber vermek kaydıyla, hiçbir neden göstermeden tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebilir. Bu durumda davacı, kazanç kaybı niteliğinde olmak üzere 10 gün süresince çalışamamasından dolayı uğradığı zararın tazminini isteyebilir. Ancak, davalı taşıtan 17.8.2002 tarihinde sözleşmeyi tek taraflı feshetmiş olup, davacının bu süreden sonra çalışmadığını kanıtlamıştır. Dosyaya sunulan 17.8.2002 tarihli tediye makbuzuna göre, davacıya Ağustos 2002 ayı hak ediş bedeli olarak ( 213.333.333 ) TL ödenmiş olup, davacı tarafından ihtirazı kayıt konmadan makbuz imzalanmak suretiyle bu para alınmıştır. Bu meblağ, bilirkişi tarafından hesaplanan ve mahkemece hükmedilen meblağdan da fazladır. O halde mahkemece, davacının kazanç kaybı niteliğinde bir tazminat talep edemeyeceği kabul edilerek bu yöndeki davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Davacının motor yağı talebi de kazanç kaybı niteliğinde olup çalışmadığı dönem için böyle bir talepte bulunması mümkün değildir. Bu durum karşısında mahkemece, davacının bu yöndeki talebinin de reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; bozma nedenlerine göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabul ile kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, aşağıda yazılı bakiye 1.550.000- lira temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy