(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 204)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.4.2004 tarih ve 2001/356-2003/91 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraflar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı olarak yapılan ödemenin rücuan tahsili istemine ilişkindir. Davalılar vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde davacının sigortaladığı aracın müvekkillerinin aracına verdiği zararın davacı sigortanın alacağından mahsup edilmesi isteminde bulunulmuştur. Davalı tarafça yapılan bu takas-mahsup def'i davaya cevap süresinden sonra yapılmış ise de davacı tarafça savunmanın genişletilmesi itirazı ile karşılaşmadığından, TTK.nun 1301. maddesinde düzenlenen halefiyet ilkesi gereğince sigorta ettirenin yerine kaim olan davacı sigortaya karşı da ileri sürülmesi mümkündür. Mahkemece mahsup talebinin bir karşı dava yolu ile yapılmadığı gerekçesi ile yerinde görülmediğine karar verilmişse de; davalıların savunma def'ilerinden olan takas-mahsup def'inin HUMK.nun 204 ncü maddesi hükmü uyarınca karşı dava sayılması gerektiğinden, bu def'i davaya karşı mücerret olarak ileri sürebilecekleri gibi, karşı dava şeklinde de ileri sürebilirler. Buna göre; mahkemece takas-mahsup def'inin usulü dairesinde incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; ( 2 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy