(818 S. K. m. 19, 20)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Isparta Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 6.3.2003 tarih ve 2002/243-2003/112 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, mülkiyeti müvekkiline ait olan benzin istasyonunun 30.3.1998 tarihinde 10 yıl süreyle davalı şirkete ihale edilerek, kira sözleşmesi yapıldığını, ancak sözleşmenin kamu düzeni amacıyla konulmuş emredici hükümlere açıkça aykırılık teşkil eden hususları ihtiva ettiğini ileri sürerek, 30.3.1998 tarihli sözleşmenin feshi mecurun tahliyesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın bu davada ileri sürdüğü tüm hususları daha önce dava konusu yaptığını, davanın reddedildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, kira sözleşmesinin feshine ve tahliyeye karar verilmesini gerektiren hiçbir neden bulunmadığı savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kira ilişkisinin dayanağını oluşturan 30.3.1998 tarihli encümen kararının iptaline karar verilmesinin talebe haklılık kazandırmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 2886 sayılı Devlet İhale Yasası hükümleri uyarınca yapılan ihale sonucu taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinin özel hukuk sözleşmesi niteliğinde olup, bu sözleşmenin feshinin istenebilmesi için Borçlar Kanunu'nun 19, 20 ve devamı maddelerinde öngörülen yasal fesih nedenlerin bulunmasının gerekmesine, davacı tarafın ileri sürdüğü hususların yasal fesih sebeplerine dayanmadığı gibi usulün de kanıtlanamamış olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.200.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy