(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.11.2002 tarih ve 2000/1472 - 2002/1641 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının kaçak olarak elektrik kullanması nedeniyle doğan alacağın tahsiline yönelik icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu iddia ederek, itirazının iptaline, takibin devamına, % 40 oranında inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, 23.01.1998 tarihine kadar kullanılan enerji bedeline itirazının olmadığını, kurumla sürtüşmesinden dolayı sonradan hayali tutanaklar tanzim edildiğini, 01.09.1999 tarihinde işyerini devrettiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, davalının Şişli 4.İcra Müdürlüğü'nün 2000/4596 esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, asıl alacak miktarı olan 755.134.000.-TL.'ye takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına, icra inkar tazminat takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece hiçbir gerekçe gösterilmeden bilirkişi raporunda açıklanan kaçak kullanım bedeli esas alınarak hüküm kurulmuştur. Ancak, davalı kaçak kullanmış olsa da sunulan hizmetten faydalanmıştır. Tespitten sonra,kullanım bedeli tarife hükümlerine göre fatura edilmiş, ödemesi için davalıya bildirilmiştir. Davalı, verilen süreye rağmen ödemede bulunmamıştır. Bu durum karşısında, kullanım bedelini ödememe nedeniyle tarife hükümlerine göre tahakkuk eden gecikme zammı ve KDV den de sorumlu olduğunun kabulü gerekir. O halde, bilirkişinin tarife hükümlerine göre gecikme zamlı ve KDV'li olarak hesapladığı kullanım bedeli dikkate alınarak ve gecikme zammı dışındaki alacağa takip tarihinden itibaren gecikme faizi yürütülecek şekilde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Ayrıca, tarafların tacir olmasına,tacirler arasındaki haksız eylemin de ticari iş niteliğinde bulunmasına göre, ticari işlerdeki temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde ticari olmayan işlerdeki ( yasal ) temerrüt faizine hükmedilmesi de doğru görülmemiş, hükmün bu yönüyle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) ve ( 3 ) numaralı bentlerde yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy