(1163 S. K. m. 19) (1086 S. K. m. 94)
Taraflar arasında görülen davada Biga Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.10.2002 tarih ve 2002/51 - 2002/536 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı A.... Dericilik ve Hayvancılık San. ve Tic.Ltd.Şti.nin ortağı olduklarını, Biga Organize Sanayi Bölgesi'ndeki fabrikaların arıtma tesislerini kurmak ve atık sularını arıtmak için S.S.B.... Deri San. ve Arıtma Tesisleri İşletme Kooperatifi'ne şirket olarak üyelik mümkün olmadığından, davalının üye olup, ortaklık bedeli olarak (13.000) USD.nin ödendiğini, bu paranın yarısının müvekkilince karşılandığını, davalının kooperatifteki müvekkiline devretmesi gereken 1/2 hissesini devretmediği gibi müvekkilince ödenen parayı da ödemediğini belirterek, davalının kooperatif payının % 50'sinin müvekkiline devrini, bunun mümkün olmaması halinde teminat olarak davalı tarafından verilen (6500) USD bedelli bononun vade tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevabında, davacının talep ettiği hisse devrini kabul ettiğini, kendisinin hisse devrinden kaçınmadığını, aksine, davacının üyelik işlemlerini tamamlamadığı için ortak olamadığını, aleyhine dava açılmasına neden olmaması nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, dava dışı kooperatifteki davalı adına olan kooperatif payının 1/2'sinin davacıya devrine engel bir durum bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının S.S.B.... Deri Sanayicileri Arıtma Tesisleri İşletme Kooperatifi'ndeki 1/2 hissesinin iptali ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalının dava dışı Kooperatif ortağı olduğunu,bu payı birlikte sahiplendiklerini ileri sürerek, mevcut payın ½'sinin davalı adına olan kaydının iptali ile kendisine verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalının kabulü de dikkate alınarak, dava kabul edilmiş ise de, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun emredici nitelikteki 19 ncu maddesi uyarınca Kooperatif payının bölünmesi mümkün değildir. Ancak, kooperatifin taraf olmadığı böyle bir davada anılan Yasa hükmünün uygulanması söz konusu olamayacağından, davalı Akif adına olan bir payın yarısının davacı (ileride açılacak bedeli davasına esas olmak üzere) Ali'ye aidiyetinin tespiti ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde payın yarısının davacıya devrine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Öte yandan, davacının dava dışı Kooperatife ortak olma koşullarını taşıyıp, taşımadığı karar yerinde değerlendirilerek, davalının aleyhine dava açılmasına neden olup, olmadığı saptanmadan, davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması da yanlış olmuştur (HUMK.94.mad.).
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy