(2499 S. K. m. 46)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.12.2002 tarih ve 2002/60-2002/42 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.09.2003 günde davacı avukatı Aynur Konuralp gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu'nca kayıt yükümlülüğüne uymadan halktan para toplamak suretiyle 2499 sayılı yasaya aykırı davrandığını, şirketin Kurul'a sunduğu defter ve kayıtların gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, yatırımcıların haklarının korunması açısından şirket taşınmazları ile iştiraklerdeki payları ve tüm menkullerine tedbir konulmasını, halktan toplanan parada hak sahibi olan yatırımcıların ve bunların alacak tutarları ile şirketin ortaklık yapısının tespitini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 2499 sayılı SPK. nun 46/a maddesi gereğince Kurul'a kayıt yükümlülüğü yerine getirilmeksizin yapılmış ihraç, halka arz ve satış işlemleri ile, izinsiz sermaye piyasası faaliyetlerinin durdurulması için gerekli her türlü tedbiri almaya Sermaye Piyasası Kurulu'nun yetkili olduğu, davalı şirketin Kurula kaydı bulunmadığı, şirket yapısının mahkemece tespit edilmesinde davacının hukuki yararının bulunmadığı, bu nedenle tespit davasının dinlenemeyeceği, öte yandan davacının davalı şirketin izinsiz faaliyetlerini çok önceden bildiği ve bu tür davaların aynı yasanın 46/a maddesi gereğince 1 yıllık sürede açılması gerektiği gerekçesiyle red kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 46/a maddesinde düzenlenen zamanaşımı, izinsiz sermaye faaliyet ve işlemlerinin doğurduğu sonuçların iptaline ilişkin taleplere yönelik olup, olayda tatbik yeri yoksa da, mahkemece dayanılan delillerin takdir ve değerlendirilmesi sonucunda davanın yazılı gerekçelerle reddine bir isabetsizlik görülmediğinden, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA, davalı taraf duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, davacı Hazine olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 26.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy