(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sarıyer Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.11.2002 tarih ve 2001/931 - 2002/888 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacının TTK.nun 1301. maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigortasından kaynaklanan rucuen tazminat istemine ilişkindir.
Kasko sigorta sözleşmesinde sigortacı, sigorta ettirenin gerçek zararını karşılamakla yükümlüdür. Gerçek zarar kapsamına hasar sonucu sigorta ettirenin yasal zorunluluk nedeniyle ödemesi gerekli KDV si de dahildir. Davacı sigortacı,davasını TTK.nun 1301 nci maddesinde hükme bağlanmış yasal halefiyet hakkına dayandırmıştır. Sigortacı, ödediği gerçek zarar ölçüsünde sigorta ettirene halef olduğundan bu nedenle teminat kapsamı içinde ödediği KDV.yi de rücuen gerçek zarar sorumlusundan tazmin etme hakkına sahiptir.
Mahkemece, davacının hasar nedeniyle KDV ödemediği yönünde açıklama içeren bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş ise de, bilirkişi raporu bu yönüyle eksikler içermekte, dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Zira, dosyaya ibraz edilen faturalardan sigorta ettirenin hasar nedeniyle KDV ödediği açıkça bellidir. Daha da önemlisi davacı sigorta şirketi 2.4.2001 tarihinde KDV dahil edilmeden eksperce belirlenmiş hasar bedeli olan 3.952.000.000 TL yi ödedikten sonra aynı gün ayrıca 671.850.000 TL daha sigorta ettirene ödemiştir. Bilirkişi raporunda bu hususlara hiç değinilmemiş, anılan belgelere itibar edilmeme sebepleri de açıklanmamıştır. O halde, hasar nedeniyle sigortacının sigorta ettirene KDV ödediği açık bulunduğuna göre,bilirkişiden bu yönde ek rapor alınarak hasar nedeniyle ödenmesi gerekli gerçek zararın tespit edilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy