(2918 S. K. m. 92/son, 111/2)
Dava : Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.12.2002 tarih ve 2002/573-2002/719 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin geçirdiği trafik kazası sonucu yaralandığını, kazada karşı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminatıyla sınırlı olup, sigorta şirketinden 2.000.000.000 TL. alındığını, ancak sigortanın limitinin bu meblağdan fazla olduğunu ileri sürerek, 9.480.000.000 TL. maddi ve 30.000.000.000 TL. manevi tazminatın faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ödeme yapılarak ibraname alındığını, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı dışında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, manevi tazminat taleplerinin poliçe kapsamında olmadığı, maddi tazminata ilişkin olarak da sigorta şirketinin poliçeden doğan tüm sorumluluğunun ibra edildiği gerekçesiyle davanı reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, manevi tazminat taleplerinin poliçe kapsamında olmadığı, maddi zarara ilişkin olarak da sigorta şirketinin poliçeden doğan tüm sorumluluğunun ibda edildiği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. KTK.nun 92/son maddesi, manevi tazminata ilişkin taleplerin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğunu düzenlemiştir. Ancak maddi tazminata yönelik olarak davacı tarafça ileri sürülen taleplerin değerlendirilmesinde KTK.nun 111/2. maddesi göz önüne alınmalıdır. Bu maddede, tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceği düzenlenmiştir. Davacı 24.01.2002 tarihinde sigorta şirketinden 2.010.692.000 TL. almakla, davalının poliçeden doğan sorumluluğunu ibra etmişse de, 26.03.2002 tarihinde açtığı bu davada, kazadan doğan maddi zararının fazla olduğunu ileri sürerek bunun tazminini talep etmiştir. Buna göre mahkemece, davacının delilleri toplanarak kazadan dolayı uğradığı maddi zararın miktarı, niteliği ve kusur oranına göre ibraname karşılığı alınan bedelin KTK.nun 111/2. maddesi uyarınca yetersiz veya fahiş olup olmadığının bilirkişi incelemesi de yaptırılarak belirlenmesi gerekirken geçerliliği araştırılmayan ibranameye dayalı olarak davacının maddi tazminat isteminin reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy