(818 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Milas Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.03.2002 tarih ve 2001/37 - 2002/161 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalının müvekkillerinden kooperatiften satın aldığı ve peşinden üye olduğu taşınmazın iyi inşa edilmediğinde ısrar eden davalının, başka bir daire ile takas önerisinde bulunan kooperatifin bu teklifine sıcak bakması üzerine, davalının satış için müvekkillerinden kooperatif başkanı olan Hazım'a 18.02.2000 günü vekaletname verdiğini, dava dışı Sedat'ın adına kayıtlı bir taşınmazın davalı tarafından beğenildiğini ve bu taşınmazın, Sedat tarafından Hazım'a verilen vekaletname ile tapuda davalıya devir ve tescil işleminin aynı gün yerine getirildiğini, daha önce kooperatifçe Sedat'a çekler ile ödeme yapılıp bedeli ödendiği için taşınmazın gerçekte haricen kooperatife ait olduğunu, davalının vekalet verdiği taşınmaz için müşteri bulunamayınca, davalının kötüniyetle 28.09.2000 tarihinde Hazım'ı azlettiğini, bu durumda davalının sebepsiz zenginleştiğini, takas koşulu ile sahip olduğu taşınmaza karşılık, kendi taşınmazının satımına engel olduğunu, Hazım'ın bu olaydan üzüntü duyduğunu, işbu dava için kooperatifin yaptığı ve yapacağı masraflar için maddi tazminat istediklerini ileri sürerek, davalı adına tescili gerçekleşen dairenin tapusunun iptali ile davacılardan kooperatif adına tesciline, 1.000.000.000. TL manevi tazminatın tahsili ile davacılardan Hazım'a verilmesine, masraflara ilişkin 1.000.000.000. TL maddi tazminatın davacılardan kooperatife verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tapusunun iptali istenilen dairesini takas koşulu ile taahhüdü ile satın almadığını, bu taşınmazı bedelini ödeyerek ayrıca satın aldığını, varsa dava hakkının o dairenin önceki maliki Sedat'a ait olduğunu, kooperatifin haricen Sedat'a ödeme yaptığı iddiasının çeklerin keşide tarihleri karşısında gerçek dışı olduğunu, kaldı ki harici ödeme ile malik olunamayacağı ve tapunun kooperatif adına tescilinin dava edilemeyeceğini, vekilin müşteri bulunmayınca azledilmesinin yasal bir hakkın kullanımı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar doğrultusunda, manevi tazminata ilişkin davanın ayrılarak başka esasa kaydedildiği, davalıya yapılan satışın gerçek bedelle yapılmadığı ve takas için yapıldığı iddiasının bir nevi muvazaa iddiası anlamına geldiği, oysa, yazılı ve resmi belgeye karşı muvazaa iddiasının yazılı belge ile kanıtlanabileceği, böyle bir belge ise getirilmediği, davalının bedelini ödeyerek satın aldığından, dairenin takas koşulu ile satıldığı ve aslında kooperatife ait olduğu iddialarının kanıtlanamadığı, davalının tanıkla ispata muvafakat etmediği, sonuçta davalının nedensiz zenginleşmediği, yargılama masraflarının da tazminat davasına konu edilemeyeceği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.920.000. lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy