(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Hatay Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.12.2002 tarih ve 2001/373 - 2002/610 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı gerçek kişinin diğer davalı bankadan almış olduğu kredi kartının kefili olduğunu, kredi kartı borcunun ödenmediğinin bildirilmesi üzerine borcun kendisi tarafından ödendiğini, ancak davalı bankanın müvekkilinin kefalet miktarından fazla para tahsil ettiğini ileri sürerek, bankaya ödemek zorunda kalınan (696.113.630) TL'nin davalı Mahmut'tan, kefalet fazlası tahsil edilen paranın ise davalı bankadan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Mahmut Karacık, davaya yanıt vermemiştir.
Davalı Banka vekili, davacının hakkında herhangi bir icra takibi yapılmadığı gibi, ihtarname dahi gönderilmeden ödeme yapıldığını, kredi limitinin zaman içinde artırılmasını kabul ederek ödeme yapıldıktan sonra banka aleyhine dava açılmayacağı, davacının kredi sözleşmesinin garanti şerhinde açıkça zaman içerisinde yapılacak limit artırımlarını kabul edeceğini bildirdiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi rapor ve ek raporlarına nazaran, bankanın ödemeden sorumlu olmadığı, davacının teminatının (150.000.000) TL olması nedeniyle fazladan yaptığı ödeme tutarı olan (505.918.767) TL rücuen alacağın faiziyle birlikte davalı Mahmut'tan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve davacı kefil kendi rızasıyla ve borç tutarını bilerek ödemiş bulunmasına göre, temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy