(1163 S. K. m. 16, 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.11.2002 tarih ve 2001/367 - 2002/1039 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin olmayan bir borcu varmış gibi gösterilerek yasa ve sözleşmeye aykırı şekilde üyelikten ihraç edildiğini iddia ederek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesiyle de davalıya 2.270.970.000 TL borcu bulunmadığının tespitine, kendisine ait dairenin teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, üyelikten ihraç kararının sözleşme ve yasaya uygun olduğunu, ıslah talebini kabul etmediklerini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ihraca esas alınan ihtarnamelerin ana paranın tutarının, hangi döneme ait bulunduğunun, kısmi ödemelerin neler olduğunun belirtilmemesi nedeniyle, geçersiz olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına davalılar vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince;
Dava, kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptali ve ihraca esas ihtarnamede belirtilen borcun olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı, hakkındaki ihraç kararının iptalini dava etmiş, yargılama sırasında talebini ıslah ederek, ihtarnamede belirtilen 2.270.770.000 TL borcun bulunmadığının tespitini de istemiştir. Mahkemece, ihraca esas ihtarnamelerin usulüne uygun düzenlenmediği gerekçesiyle ihraç kararının iptaline karar verilmiş, davacının borçlu olmadığının tespiti talebi yönünde herhangi bir hüküm kurulmamıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının ortaklık sıfatını devir yoluyla elde ettiği, ihtara konu borcun selefi dönemindeki 31.05.1998 tarihinde yapılan genel kurulda alınan karar uyarınca doğduğu, davacının ve selefinin bu borcu ödemediği açıklanmıştır. Devir yoluyla ortaklığın kazanılmasında devreden ortağın tüm hak ve borçlarının devralana intikal edeceği bir gerçektir. Ancak, borcun bulunup bulunmadığı hususunda yeterli bir araştırma yapılmamıştır. Kooperatifin yevmiye, envanter ve büyük defter gibi kayıtlarının ibraz edilmemeleri sebebiyle incelenmediği raporda açıklanmıştır. O halde, özellikle davacının borçlu olmadığının tespiti talebi hakkında davalının tüm kayıtları üzerinde etraflıca bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy